















Avrupa’daysanız bisküvi, Amerika’daysanız ise kurabiye denilen bir Noel klasiği tarifim var bugün.
Bizim de damak tadımıza çok uyan bu klasiğin internette çeşit çeşit tariflerini bulabiliyoruz.
Bu da benden olsun. 🙂
140 gram tereyağı
3/4 (bir yarım+bir çeyrek) su bardağı toz şeker
1 adet yumurta sarısı
3,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
yarım su bardağı pekmez
1 tatlı kaşığı toz zencefil
1 yemek kaşığı tarçın
Şekeri ve tereyağını krema kıvamına gelinceye kadar önce düşük sonra yüksek ayarda çırpın.
Krema kıvamına gelen karışıma 1 adet yumurta sarısı ve yarım su bardağı pekmezi ekleyerek çırpmaya devam edin.
Karışım hazırlanınca spatula yardımıyla biraz toparlayın.
Unu, kabartma tozunu, tarçın ve zencefili karışıma eleyerek yoğurun.
Hamur toplandığında ikiye bölün ve strece sararak buzdolabınızın dondurucusunda 15-20 dakika kadar bekletin.
Burada verilen ölçülerle hazırladığınız hamurunuzu 26 eşit parçaya bölerek (mutfak tartınız varsa 30 gr’lık parçalar olacak) kullanmak istediğiniz kalıplarla şekil verin.
Hazırladığınız kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklarla dizin.
Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 8-10 dakika pişirin.
Fırından çıkan kurabiyeleri tercihen altı delikli bir fırın ızgarasının üstüne teker teker çıkartarak soğutun ki alt tarafları hamurlaşmasın ve her tarafı aynı kıvamda olsun.
Üstlerine pudra şekeri serperek servis yapın. (Eğer çok tatlı olsun istemiyorsanız dökmeyebilirsiniz)
Afiyet olsun.
Kurabiye: Deniz Gündüz
Fotoğraf: Nilay Gündüz

Eğer mükemmel bir muzlu kek tarifi arıyorsanız işte burada!
Pişmeye başladığı andan itibaren evinizin içini mis gibi bir muz aroması kaplayacak!

3 (orta/büyük) olgun muz – bir çatal yardımıyla ezilmiş
4 dolu dolu çorba kaşığı bal – eğer evde bal yoksa 1,5 su bardağı şeker kullanabilirsiniz
150 gr oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı
2 su bardağı un – 240 gr
2 adet çırpılmış yumurta
½ paket kabartma tozu – eğer yoksa 1 çay kaşığı karbonat da iş görür
Bir tutam tuz
1 paket vanilin – eğer varsa vanilya çubuğu ya da esansı daha da iyi olur
Ceviz, kuru üzüm, fındık, yer fıstığı, damla çikolata gibi malzemelerden dilediğiniz iki adedi – ½ su bardağı kadar.

Fırınınızı 175 C ye getirin.
İnce dikdörtgen bir ekmek kalıbını tereyağı ile hafifçe yağlayarak ince bir un katmanıyla kaplayın.
Eğer katkı maddesi olarak kuruyemiş kullanıyorsanız tavada düşük ısıda bir süre kavurun ve kenara alıp soğuttuktan sonra bir bıçak yardımıyla biraz küçültün. (Robot kullanmayın, toz haline gelmesini istemiyoruz.)
Tereyağı ve balı (ya da toz şekeri) bir karıştırma kabına alarak mikserle krema haline getirin.
İyice ezdiğiniz muzları ve 2 yumurtayı karışımın içine ekleyerek güzelce çırpın.
Başka bir kasede unu, kabartma tozunu (ya da karbonatı) ve tuzu bir elekten geçirerek karıştırın ve daha sonra bu karışımı sıvı malzeme karışımının içine katın.
Bu aşamadan itibaren ekleyeceğiniz malzemeleri karıştırmak için mikser değil bir silikon spatula ya da silikon kevgir kullanın.
1 paket vanilyayı (ya da çubuk vanilyadan çıkardığınız vanilya tohumlarını veya 1 tatlı kaşığı vanilya özütünü) ve tane malzemenizi (ceviz, fındık, kuru üzüm…vb.) ekleyin ve yavaşça karıştırın.
Karışımı kalıbınıza dökün, içindeki havanın çıkması için tabanını hafifçe birkaç kere yavaşça vurun ve spatulayla karışımın üstünü düzeltin.
Kalıbınızı fırının orta bölmesine koyun ve 50 dk. Pişirdikten sonra bir çöp şiş ya da bıçağı kekinizin içine batırarak pişip pişmediğini kontrol edin. (Eğer içine batırdığınız bıçak ya da şiş temiz çıkıyorsa pişmiştir. Eğer iç malzeme yapışmış halde geri çıkıyorsa 5 dk daha pişirip tekrar kontrol edin.)
Fırını kapatınca fırının ağzını biraz açın ancak çıkarmadan bir on dakika fırında dinlendirin. (Bir anda çıkarmak kekinizin çökmesine neden olabilir.)
Sonrasında bir tel ızgaraya alarak soğumasını bekleyin.
Ve işte servise hazır! 🙂
Afiyet olsun!

Kek: Deniz Gündüz
Fotoğraflar: Nilay Gündüz

İnsanlar onu seviyor, ondan nefret ediyor fakat ona bir şef ve bir restaurant sahibi olarak kabiliyetinden, gözü kara mükemmeliyetçiliğinden, tartışılmaz kararlılığından ve ününün meteorik artışından dolayı saygı duymamak mümkün değil.
Gordon Ramsay dünyanın en tavizsiz celebrity şefi olarak gözü kara yüksek standartlarını belirlemek için iğneleyici öfkesini kullanıyor. 8 Kasım 1966’da İskoçya’da Glasgow yakınlarında doğan Ramsay 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Shakespear’in doğum yeri olan Stratford Upon Avon İngiltere’ye taşındı. Dezavantajlı bir çocukluk ve gençlik döneminden kemerinin altında 3 Michelin Yıldızı ile dünyanın en çok kabul gören ve saygı duyulan şeflerinden biri olarak Ramsay efsanevi bir başarı öyküsü olmuştur. Hevesli şefleri ve mücadeleci restaurant sahiplerini cehennemin dibine gönderdiği, küfürbaz ve diktatörce tarzıyla Ramsay’’s Boiling Point programıyla ilk kez 1999’da İngiliz TV ekranlarına bir bomba gibi düştü.
Şef Ramsay alkolik bir baba, eroinman bir erkek kardeş ve 17 farklı okulda devam etmek zorunda kaldığı okul hayatıyla başarıya giden yolda talihsiz bir başlangıç yapmıştır. Sınırsız hırsı daha iyi bir hayata giden yolda bileti olacaktı ve bu hırsın ilk hedefi futbol oynadığı atletik bir kariyer oldu. 15 yaşındayken profesyonel futbol kulübü Glasgow Rangers’da oynamaya başladı ancak geçirdiği ciddi bir diz sakatlığının ardından profesyonel atletik yaşamı kısa bir zaman içinde sona erdi. Yeni bir kariyer yolu çizmek zorunda kalan ve bu süreci “tamamen kaza” olarak adlandıran Ramsay okula geri dönerek otel ve yiyecek içecek işletmeciliği üzerine eğitimine devam etti.
Kaderin bir cilvesi olarak mezun olduktan sonra ilk olarak mutfakta iş buldu. 1988’de bir dergiyi karıştırırken karşısına o zamanlar İngiltere’nin en popüler şeflerinden Marco Pierre White çıktığında gerçek ilham kaynağını bulmuş oldu. O ana kadarki tecrübesi ticari mutfak aşçısı olmaktan ibaretti ancak bir dönüşüm yaşadı ve White için çalışmaya karar verdi. Hiç kuşkusuz Ramsay tecrübe seviyesini abartarak popüler şefi başarılı bir şekilde ikna etti ve bu da ona bir çırak olarak yeni yemek ve tekniklerin kapısını açtı. Bu Ramsay için hem bir akıl hocalığı hem de rekabetti ve yeni ortaya çıkan tutkusu da kazanabileceği kadar Michelin Yıldızı kazanmaktı.
Ramsay’nin bu hayalini gerçekleştirmek için çok uzun beklemesi gerekmedi. Michelin Yıldızlı restaurant Guy Savoy ve Michelin Yıldızlı şefler White, Albert Roux ve Joël Robuchon’un yanında çalıştığı birkaç senenin ardından, ilk Michelin Yıldızı’nı bir seneden kısa bir zaman içinde alacağı ünlü restaurant Aubergine’in mutfağının başına geçti. Aubergine 1997’de ikinci yıldızını aldığında Ramsay hayati bir karar vererek 1998’de Restaurant Gordon Ramsay’i açtı. Sadece birkaç yıl Ramsay’e gastronomi dünyasında en yüksek mertebe olan 3 Michelin Yıldızı’nı alması için yetti ve bunu başaran ilk İskoçyalı şef oldu.
Bunu, açılan yeni restaurantlar, başarılar ve her ikisinin de İngiliz ve Amerikan versiyonu olan İkonik Tv şovları Hell’s Kitchen Ve Gordon Ramsay’s Kitchen Nightmares ile zirve yapan bir TV kariyeri takip etti. Bu şovlar Ramsay’nin karakterinin ve yönetim stilinin aşırı uçlarını da sergiledi: yüksek sesli, küfürlü ve kaba ancak aynı zamanda bazen samimi ve şefkatli.
Ramsay başarılı ve zirvedeki bir şef olmak için gereken temel özelliği yarışmacılarına sadece televizyon şefi karakterinden değil, hassasiyet ve mükemmeliyetçilik seviyelerinden gelen “ yüksek odaklı bir kontrol manyaklığı” olarak tanımlıyor. Bu, küstah ve agresif iletişim tarzıyla birleştiğinde çoğu zaman yarışmacıları gözyaşlarına boğsa da seyircilerin her hafta bir sonraki sefer mutfaktan kimi kovacağını görmek için izlediği ve onu uluslararası bir TV yıldızına çeviren bir durumu ortaya çıkardı
Gordon Ramsay bir şef, bir restaurant işletmecisi, bir televizyon kişiliği ve bir yazardır. Dünyanın en fazla celebrity haline gelmiş Michelin Yıldızlı şeflerinden biridir. Ve farklı kıtalarda Restaurant Gordon Ramsay, Gordon Ramsay at the London, Pétrus, Maze ve Savoy Hill’i de kapsayacak şekilde çok sayıda restaurant açmıştır. Hell’s Kitchen, Kitchen Nightmares, The F Word ve Gordon’s Great Escape’i de kapsayan pek çok uluslararası TV şovunda yer almıştır. Ramsay aynı zamanda Passion for Flovor, Just Desserts ve Gordon Ramsay’s Ultimate Home Cooking adlı kitapların da yazarıdır.
Deniz Gündüz