Etiket: kişisel bakım

  • Mucizevi Bitki Aloe Vera

    Mucizevi Bitki Aloe Vera

    Çin’de binlerce yıldır uygulanan bitkisel tıp kültürünün en çok kullanılan bitkilerinden biridir Aloe Vera. Bununla birlikte Kızılderililerin “cennetin sihirli değneği”, Mısırlıların “ölümsüzlük bitkisi”, Sümerlerin “gençlik çeşmesi” olarak tanımladığı, Hintililerin Ayruveda’sında ise 16 kutsal bitkiden biri olarak kabul edilen Aloe Veranın 200’den fazla cinsi olsa da şifalı olan sadece birkaç çeşididir. Bunlar; Aloe Barbadensis, Aloe arborescens, Aloe dichotoma ve Aloe nyeriensis’tir. Ayrıca Aloe nyeriensis türü neslinin tükenmesi tehlikesiyle karşı karşıya olup, IUCN kırmızı listesindedir.

    Görüntü olarak kaktüsü andırsa da zambakgillerden bir bitkidir ve ülkemizde Tıbbi Sarısabır olarak bilinir. Ana vatanı tam bilinmese de Afrika, Yemen veya Mezopotamya kökenli olduğu tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmış bu bitki pek çok konuda bizlere şifa dağıtıyor.

    Aloe Verayı tohumdan ziyade fideden ekmeniz ondan daha kısa zamanda faydalanmanızı sağlar. Dip kısmından sürekli çıkan kökleri toprağa batırdığınızda orada büyümesini sürdürecektir. Çoğaltması çok kolay bitkilerdendir. Saksısını senede bir ve Nisan ayında değiştirmeniz yeterli olur. Saksıda suyun birikmesini engellemesi için saksının dibi delikli olmalıdır.

    Sert olmayan rüzgarı ve direkt üzerine gelmeyen güneşi sever. 10 derecenin altındaki sıcaklıklarda iç ortamda tutulması gerekir. Aksi halde yaprakları ve kökleri çürür. Fazla sulanırsa çabuk çürüme yapar. Toprak nemini kaybettikçe az miktarda sulanması gerekir, düzenli sulama gerektirmez. Toprak yüzeyine minik çakıl taşları yerleştirirseniz toprağın nem dengesini korumuş olursunuz.

    Jel yapısıyla mantar, egzama, sedef ve iltihaplı yaraların tedavisinde oldukça etkilidir. Jel kısmı yenilirse müshil etkisi yaparak kolon ve mide temizliğine yardımcı olur, kabızlık gidericidir, mide ekşimesi ve yanmasını alır.  Hücre yenileyici etkisi vardır, Omega 3 ile desteklenirse kemik erimesini yavaşlatmada etkilidir. Beyaz kan hücrelerini yeniler, ciltteki kırışıklıkları giderir, astıma faydalıdır, kalp damar performansını artırır. Antibakteriyeldir, sinek ve böcek ısırığı kaynaklı kaşıntıları geçirir, bakteri üremesine engel olur. Güneş yanıklarına iyi gelir, yaraları hızla iyileştirir, kuru ciltler için doğal nemlendiricidir. Diş plaklarına, çürüklere, kanayan diş etlerine iyi gelir. Ev içerisindeki havayı temizler. Bir bitki daha ne yapsın ki?

    Kullanmak için bitkinin dışında kalan, alt kısımları toprağa daha yakın olan yaprakları seçmelisiniz. Yaprağı alt kısmından kesmek için keskin bir bıçak kullanın. Aloe Vera jel kolay bozulacağı için tek seferde çok fazla miktarda yapmamak en iyisidir. Sağlıklı bir bitkiden 6 ila 8 haftada bir 3 ya da 4 yaprak kopararak Aloe Vera jeli toplayabilirsin. Daha kısa aralıklarla daha az yaprak da tercih edilebilir.

    Cilde uygulamada ekstra kalın bir katman herhangi bir ek fayda sağlamaz. İnce bir katman halinde jeli yüzünüzde yaklaşık 10 dakika bırakın, daha sonra yüzünüzü soğuk suyla yıkayın ve kendiliğinden kurumaya bırakın.

    Doktorunuza danışarak kullanmanızı ilave etmeden de geçmeyeceğim. Her ne kadar faydaları olsa da bilinçsizce kullanılmaması gerekir.

    Nilay Gündüz

  • Karbonat İle Peeling

    Karbonat İle Peeling

    Karbonatla peelingi duyunca denemeye karar verdim ve bir çay tabağına 2 tatlı kaşığı karbonat koyup 1 tatlı kaşığı suyla krem kıvamına getirip yüzüme çok bastırmadan peeling yaptım ve sonrasında maske olarak kurumaya bıraktım.

    Sonuç gerçekten de başarılı! 🙂

    Ekstra para ödeyerek peeling ürünleri satın almaya ne gerek var?

    Peeling bitince yüzünüzü yıkadığınızda kurulamayın ıslak kalsın, kendi kendine kurumasına izin verin.

    Sonrasında buzdolabından çıkardığınız % 100 saf gülsuyunu pamukla cildinize uygulayın.

    En son yine geçen gün yapılışından burada bahsettiğim maden suyu sprey şişesini buzdolabından çıkarıp yüzünüze sıkın ve yine kendiliğinden kurumaya bırakın.

    Cildiniz için evde çok ucuza yapabileceğiniz pek çok şey var. Bu da onlardan biri.

    Sizin de paylaşmak istediğiniz tarifler varsa yorum alabilirim.

    Sevgiler 🙂

    Nilay Gündüz

     

  • Cildinize Maden Suyu Takviyesi

    Cildinize Maden Suyu Takviyesi

    Karşınızda çok basit, çok ucuza ve kolayca temin edebileceğiniz 3 materyal!

    Bildiğiniz maden suyu, herhangi bir aromatik yağ ve de boş minik bir sprey şişesi.

     

    Küçük bir sprey şişesine buzdolabından çıkardığınız maden suyunu dolduruyorsunuz.

    Damlalık da olabilir şırınga da olabilir, çay kaşığı da olabilir, hangisi işinize geliyorsa onunla çok az miktarda aromatik yağlardan şişeye ilave ediyorsunuz ve kapağını kapatıp azıcık çalkalıyorsunuz.

    Şimdi yüzünüze sıkın bakalım, ohhh mis gibi hem de ferahladık değil mi? 🙂

     

    Ben çilek yağı ve ylang ylang yağını tercih ettim.

    Sebebine gelince; öncelikle çilek yağının faydalarına bir bakalım…

    Harika bir kokuya sahip olması nedeniyle öncelikle iyi bir aroma terapi yağıdır.

    Cilde tazelik verir, sıkılaştırıcı, besleyici ve gözenekleri sıkıştırıcı etkileri vardır.

     

    Ylang ylang yağına gelelim…

    Yağlı cilde uygulandığında sebum oranını dengeler, akne ve sivilcelerin oluşumu engellenir.

    Cildi nemlendirir, kadifemsi yapar.

    Maden suyu ise çok fazla mineral içerir, cildi sıkılaştırır, canlandırır.

    Hazırladığınız bu sprey şişesini evdeyken buzdolabında tutun ve sık sık cildinize sıkın.

    Özellikle yaz aylarında size evde ekstra ferahlık sağlayacaktır.

    Dışarı çıkarken çantanıza da atabilirsiniz, aklınıza geldikçe kullanabilirsiniz.

    Nilay Gündüz

  • Kendi Diş Macununu Kendin Yap

    Kendi Diş Macununu Kendin Yap

    Kendi diş macunumuzu doğal malzemelerle yapabilir miyiz?

    Cevap; evet 🙂

    Malzemeler:
    1 çay kaşığı karbonat
    Birkaç damla nane veya limon yağı
    Birkaç damla su

    Yapılışı:
    Tüm malzemeleri sırasıyla temiz bir kasenin içerisine koyun ve macun kıvamına gelene kadar karıştırın.
    Malzeme miktarını aynı oranda artırarak tek seferde daha fazla diş macunu da yapabilirsiniz.
    Diş macununuzu hava geçirmeyen, kapalı bir kutuda saklayın.
    Malzeme olarak çilek, portakal, vanilya, badem özü gibi farklı yağlar da kullanabilirsiniz. Alıştığımız diş macununa tat olarak en yakını nane yağı ile yapılandır. Hindistan cevizi yağı ise karışıma jel özelliği verir.

    Uyarı:
    Karbonatın diş minesini aşındırıcı etkisi olduğu biliniyor.

    Her ne kadar tarifimizde kullandığımız miktar piyasadaki diş macunlarının içerisindekine kıyasla çok daha az olsa da; 0-70 arasının “az aşındırıcı” olarak kabul edildiği aşındırıcılık indeksine göre karbonatın değeri 7’dir.

    Nilay Gündüz

  • Yaş Maya Maskesi

    Yaş Maya Maskesi

    Cildinizi genç tutmanın mucizevi formülü bu yazıda. 🙂

    Ve karşınızda yaş maya maskesi!

    Hazırlanışı şöyle;

    Bir paket yaş mayanın yarısı ve bir çay kaşığı sütü

    ezerek iyice karıştırıyorsunuz ve yüzünüze sürüyorsunuz.

    Evde süt yoksa arıtılmış su da olabilir.

    Kaskatı olunca yüzünüzü yıkayıp %100 gülsuyu ve pamukla temizleyin.

    Piyasada gülsuyu adı altında ucuza satılan ama aslında gülsuyu olmayan, sadece gül esansı içerenlerini kullanmanızın cildinize herhangi bir faydası yok, bunu da belirteyim.

    Gerçek gülsuyu tonik etkisi yaratır, bu sebeple pahalı toniklere para akıtmanıza da gerek kalmıyor.

    Mayanın cilde yararları antik çağlardan beri biliniyor.

    Mikrop öldürücü etkisinin yanında içindeki ”cm glukan” maddesi sayesinde hücre yenilenmesini de sağlıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ayrıca yaraların iyileşmesini de hızlandırıyor, cilde esneklik ve sıkılık sağlıyor.

    Güzel ve sağlıklı günlere 🙂

    Nilay Gündüz

     

  • Ayva Çekirdeği Maskesi

    Ayva Çekirdeği Maskesi

    Cildiniz için doğal ve mucizevi bir maske tarifim var 🙂

    Malzemeler çok basit ve ucuz;

    sadece 20 tane ayva çekirdeği ve yarımdan biraz fazla çay bardağı su o kadar.

    Minik ve hava geçirmeyecek bir kavanoza malzemeyi koyup 1 hafta bekletiyorsunuz.

    Beklerken jel haline gelecek.

    Tüm yüzünüze sürüp yaklaşık 15 dakika bekletiyorsunuz, iyice kuruyor ve sonra da suyla veya %100 gül suyuyla temizliyorsunuz. Gülsuyu için tavsiyem Rosense. Kendiniz evde gül suyu da yapabilirsiniz tabi ki.

    Piyasada gülsuyu adı altında ucuza satılan ama aslında gülsuyu olmayan, sadece gül esansı içeren kimyasal ürünleri kullanmanızın cildinize herhangi bir faydası yok.

    Bu maskeyi kavanozda saklayın ve dilerseniz her gün kullanın, tamamen doğal olduğu için herhangi bir zararı olmayacaktır.

    Cildinizi gerginleştirir, makyajdan önce uygularsanız makyajınız cildinize daha iyi oturur.

    Yalnız kavanozdaki karışımı aylarca bekletmeyin küflenebilir, kötü kokar ve özelliğini yitirir.

    Güzel günler olsun 🙂

    Nilay Gündüz

     

  • Bebek Şampuanı Mucizesi

    Bebek Şampuanı Mucizesi

    Bebek şampuanını sadece bebeklere kullanmayın, zira pek çok alanda elinizin altında bulunmasında fayda var.

    Öncelikle kendi saçlarınız için de kullanabilirsiniz.

    Mesela çok iyi bir cilt temizleyicidir, yüzünüzü sabah ya da akşamları bebek şampuanıyla yıkayabilirsiniz. Ekstra ve özellikle de pahalı cilt temizleyiciler satın almanıza hiç gerek yok.

    Ayrıca yine sizi pahalı makyaj temizleyicilerden kurtaracak bu muhteşem ürünü makyaj temizleyici olarak da kullanabilirsiniz, bir pamuğun üzerine sıkın ve makyajınızı temizleyin, gözlerinizi de yakmayacağından bu çok hoşunuza gidecek eminim 🙂 Bu arada suya dayanıklı makyaj malzemelerinde etkili olmadığını da belirteyim.

    Bir sprey şişesine su doldurun ve 1 kaşık bebe şampuanı ekleyip çalkalayın, evinizin temizliğinde kullanın, çiçek yapraklarınızı bile temizleyebilirsiniz, ev mis gibi kokar, yüzeyler daha geç tozlanır.

    Halı ve koltuklarınızı bir kova suya karıştıracağınız yeteri miktar bebe şampuanı ile temizleyebilirsiniz.

    Göz enfeksiyonlarında da bebek şampuanı mucizedir, çapaklanma sorununuz bile varsa gözlerinizi bebe şampuanıyla her gün düzenli olarak yıkayın, sorununuzdan kurtulun.

    Araba iç ve dış temizliğinde de işinize çok yarayacaktır.

    Kısacası aklınıza gelen pek çok yerde bebek şampuanını güvenle kullanabilirsiniz, denemeye bir yerlerden siz de başlayın, ben başladım çok memnunum 🙂

    Nilay Gündüz

  • Ter Kokusuna %100 Doğal Çözüm

    Ter Kokusuna %100 Doğal Çözüm

    Meme ve koltukaltlarımda senelerdir fibrokistlerim var, 6 ayda bir ultrasona giriyorum ve buna rağmen yıllar önce hangi akla hizmetse bir arkadaşımın ısrarı sonunda kısa bir süre koltukaltı deo-stick’lerinden kullandım. Ardından kistlerimde şişme ve ağrı oluştu, bıraktım ve tekrar asla kullanmadım, kullanmam. Zaten antiperspirant ürünlerden daima kaçan biri olmuşumdur. Deodorantım da asla pudralı olmamıştır. Terlemeyi önlemeye çalışmam, ter kokusunu önlemeye çalışırım.

    Benim fiziken duyarlılığım var ki bende hemen etki etti bu deo-stick. Şanslıyım yani bu yönden bakılırsa. Fakat siz benim kadar şanslı olmayabilirsiniz. Çünkü sizde herhangi bir kist yoksa vücudunuz sizi uyarmıyordur, siz de nasılsa sorun yok, bana bişey olmadı ya da olmaz mantığı ile bu sağlıksız şeyleri kullanmaya devam ediyorsunuzdur haliyle. Bu tip şeyler insanın başına aniden geliveriyor, ‘’bana uğramaz’’ demeyin, koltuk altlarınıza sürdüğünüz yapışkan şeyler konusunda inatlaşmayın.

    Terlemeyi önlemek uğruna gözeneklerinizi tıkayan, içerdiği paraben, alüminyum vb zararlı içeriklerle meme kanseri olmanıza sebep olan pudralı ya da sabunlu, yapışkan ve sürekli tekrarlama gerektiren deodorant, deo-stick ve roll-on’lardan uzak durun.

    Size onlardan çok daha sağlıklı bir önerim var; Crystal.

    Deo—stick’ten sonra oluşan şişme ve ağrıların ardından araştırmalarımın sonucu sağlıkçı bir arkadaşımızın da yönlendirmesiyle %100 doğal tuzlardan oluşan Crystal’i keşfettim. Eczanelerden de bulabilirsiniz fakat ben Gratis kozmetik mağazasından bulup almıştım, arkasında da kanser merkezleri tarafından onaylanmıştır yazıyordu.

    Koltukaltı, ayak ya da kokmasını önlemek istediğiniz başka herhangi bir yerinize de kullanabiliyorsunuz, tamamen doğal, zararsız ve sağlıklı.

    Terlemeyi önlemeye çalışmayın, terlemek sağlık demektir, onu önlemek ise her türlü hastalığa davetiye çıkarmak demek. Kokudur insanı rahatsız eden, kokuyu engellemek için ise Crystal ve benzeri tuz bazlı ürünler %100 doğal çözüm. Araştırın, amonyum alum içeren pek çok marka mevcut eczanelerde ve kozmetik mağazalarında.

    Crystal’in web sitesini incelemek isterseniz adres: www.thecrystal.com
    Ayrıca da bu ürünün tamamen vegan olduğunu belirtmeme gerek var mı bilmem. Bu ürün için hayvanlar üzerinde test yapılmıyor. Bu üründe hayvan kanı ve ahı yok 😊 Bunu yine kendi web sitelerindeki bir bölümden de teyit edebilirsiniz, buradan buyrun: www.thecrystal.com/pages/faq

    Tuzlanın da kokmayın. 😊

    Nilay Gündüz

  • Maske Kaynaklı Akne Olan ”Maskne”

    Maske Kaynaklı Akne Olan ”Maskne”

    Korona virüsün hayatımızı yakında terk etmeyeceği gerçeğini göz önüne aldığımızda virüsün yayılımını engellemek için maske kullanımının gerekli bir önlem olduğu aşikar. Sorumluluk sahibi insanlar olarak her ne kadar bize yabancı olsa ve bizi rahatsız hissettirse de hem kendimizin hem de başkalarının sağlığını korumak görevimiz. Ancak bu maskelerin sebep olduğu, özellikle de uzun süreler takılmaları durumunda sosyal medyanın “Maskne” adını taktığı sizin ve benim maske kaynaklı akne dediğimiz yan etkileri de mevcut.

    Maskne Nedir?

    Maskne birkaç farklı sebepten dolayı meydana gelebilir:

    • Maskenin sürtünmesinden kaynaklı tahriş,
    • Nefes alma kaynaklı nemli ortam,
    • Kaçınmanın mümkün olmadığı terli, yağlı ve bakterili bir ortam,
    • Tıkalı gözenekler.

    Maske kaynaklı akne aslında işlerinin gereği uzun süreler maske takan sağlık profesyonellerinin karşı karşıya olduğu bir problemdir ve yeni değildir ancak şu an hepimiz maske taktığımız için sorun şiddetlenmiştir. Maskne sonucunda etkilenen yüz alanı esas olarak burun çevresindeki deri, çene ve ağızdır. (Maskeyle örtülü olan tüm alan.) Ve esas problem şu ki bu alanlar yüzün en narin kısımları olduğu için sadece daha fazla akne vakası görülmekle kalmıyor aynı zamanda duyarlılık, ağrı, dermatit ve gül hastalığı gibi deri alevlenmelerinde de artan bir risk söz konusu oluyor.

    Maskne’ye yakalanmaktan nasıl korunurum?

    En belirgin cevap maske takmayı tamamen bırakmak olacaktır ancak olayların seyrini göz önüne aldığımızda bunun mümkün olmadığı ortadadır. Bu da tahrip edilmiş cildimizi korona virüsten önceki haline getirmek için birtakım koruyucu önlemler almamız gerektiği anlamına gelmektedir.

    Neyse ki bu durumla alakalı olarak yapabileceğimiz bir şeyler hala mevcut:

    Maskenin yüzünüze iyi oturduğundan emin olun

    İlk ve en önemli konu taktığınız maskenin yüzünüze uygun olması bir zorunluluktur. Bu sadece sinir bozucu mikropların içeri ve dışarı doğru hareketini engellemek için değil aynı zamanda maskenin yüzünüze tam olarak oturması, daha az hareket olacağından sürtünmeyi engellemek için de gereklidir. İdeal olanı, maskenin ağzınız ve burnunuzu saracak büyüklükte olması ve kenarlarda hiçbir boşluk kalmamasıdır. Eğer nispeten küçük bir kafanız varsa maske kenarlarındaki boşluklar ümit ettiğinizden fazla olabilir.  Bu genellikle maske iplerine ya düğüm atarak ya da bazı maskelerde bulunan ayarlanabilme özelliğiyle değiştirerek giderilebilir. Diğer yandan bir maske asla çok sıkı olmamalıdır çünkü rahatsızlık verir ve tahriş edebilir.  Ayarlanabilir bağcıkları ve burun köprüsünün üzerine oturacak şekilde bükülebilir kısmı olan nefes alabileceğiniz yumuşak ve katlı bir kumaş seçin. (Pamuk ve yıkanabilir ipek iyi seçenekler olabilir.)  Eğer gözlük takıyorsanız buğulanma problemine sebep olmaması da gerekir.

    Maskenizi düzenli olarak yıkayın ve değiştirin

    Maskeniz yüzünüzle her temas ettiğinde yağ, ter ve tükürük bulaşır. Bu kiri ılık ve nemli bir çevreyle ele aldığınızda bakterilerin üremesi için oldukça elverişli bir ortam olacaktır. Aynı şekilde bir iç çamaşırını iki gün üst üste giymemeniz gerektiği gibi (umarım yapmıyorsunuzdur!) maskenizi de üst üste iki gün giymemelisiniz. Eğer tek kullanımlık maskelerden kullanıyorsanız onları düzenli olarak değiştirmeniz çok önemlidir. Eğer daha çevre dostu seçeneklere yöneliyorsanız da kullanıyor olduğunuz maskenin gün sonunda yıkandığından emin olmalısınız.

    Diğerleri yıkandığında değiştirerek kullanabileceğiniz birkaç adet maske alın ve bunları çantanızda ya da cüzdanınızda taşırken çapraz bulaşma riskinden korumak için ayrı ayrı poşetlerin içinde taşıyın. Eğer hassas bir cildiniz varsa çamaşır deterjanı olarak kokusuz ve yumuşak olanları tercih edin ve tabii ki yumuşatıcı kullanmayın.

    Temizleyici, tonik ve nemlendirici kullanın

    Maskenizi olabildiğince temiz tutmanız gerektiği için yüzünüzü de temiz tutmanız önemlidir, o sebeple daha önceden temizleyici, tonik ve nemlendirici rutininizde daha gevşek davranıyor olsanız da artık cilt bakımınızı daha fazla önemsemenizin vakti geldi. Eğer korkutucu bir masknemizin olmasını istemiyor ve bundan kaçınmaya çalışıyorsak hem sabah hem de gün sonunda iyi bir cilt temizliği rutinine sahip olmamız önemlidir.

    Sabahları – Maskenizi takmadan önce güne temiz bir ciltle başlamanız önemlidir zira diğer türlü kir altta saklanmış olarak kalacak ve bu da gözeneklerin tıkanmasına sebebiyet verecek ve cildinizde sıkıntılara yol açacaktır. Geceden kalma kiri temizlemek için hafif bir temizleyici kullanın ve ılık bir suyla yüzünüzü nazikçe yıkayın. Daha sonra kapalı gözenekleri açmak ve cildinizin pH dengesini sağlamak için bir tonik kullanarak yüzünüzü silin. Bir nemlendirici olarak da cildinizle maske arasında koruyucu bir bariyer kurması ve cildinizi gün boyu nemli tutması için içeriğinde seramidler, hyaluronik asid ve dimetikon içeren bir ürün seçmeye dikkat edin.

    Gece – Maskenizi gece çıkardığınızda öncelikle ilk izleri temizlemek daha sonra da cildinize derinlemesine nüfuz etmiş kirin izlerini yok etmek için iki aşamalı bir temizlik yapmanız gerekmektedir. Yüzünüz daha duyarlı bir hale geleceği için yüzünüzü temizleyip suyla duruladıktan sonra daha fazla tahrişi engellemek için nazikçe kurulayın. Her zaman olduğu gibi toniğinizi yaptıktan sonra cildinizin kaybettiği nemi ona geri vermek için iyi kalite bir nemlendirici kullanın.

    Haftada iki kere –  Cildinizin alt katmanlarına nüfuz etmiş kir ve bakterilerden kurtulmak için cilt bakım rutininizin bir parçası olarak hali hazırda haftada bir kez yüz maskesi yapmanız faydalıdır. Ancak şu anda fazladan bir maske daha takmaktasınız ve bu uygulamayı haftada iki kereye çıkarmak cildinizi rahatlatmanız ve maskneye karşı bir önlem olması açısından daha akıllıca bir hareket olabilir.

    Makyaj Yapmayın

    Eğer cildinizdeki lekelerden şikayetçi iseniz bunları kapatmak istemeniz gayet anlaşılabilir bir durumdur ancak makyaj sadece problemi büyütür ve kısır döngünün bir parçası olur.

    Bir maskenin altına makyaj yapmak daha da kötü sonuçlara yol açar zira cildinizin havasız kalması ekstra ter ve yağ ile birleşince gözeneklerin tıkanması ve dolayısıyla da cildinizle ilgili daha fazla sıkıntı kaçınılmaz olur.  Aynı zamanda makyajın kendisi özellikle de ağır bir şekilde yapıldığında maskenizi kirletir ve bu da tam olarak kaçınmanız gereken, bakteriler için cennet gibi bir ortam olur.

    Eğer uzun süreler maske takmanız gerekecekse ideal olanı makyaj yapmamanızdır fakat bu durum kendinizi çok garip hissettirecekse daha hafif ürünler kullanın ve makyaj temizleme rutininizi son noktaya kadar yaptığınıza emin olun

    Bu basit ipuçlarını uyguladığımızda ve gerektiğinde maske kullandığımızda korkutucu bir maskneden çekinmemiz için bir sebep kalmayacaktır.

    Nilay Gündüz

  • Lazer Epilasyon Nedir? Neler Lazer Epilasyon Değildir?

    Lazer Epilasyon Nedir? Neler Lazer Epilasyon Değildir?

    Lazer epilasyon Dünya Sağlık Örgütü’nün onayladığı kalıcı epilasyon yöntemidir.
    Tıbbi bir uygulama olduğu için lazer yalnızca doktor olan merkezlerde uygulanabilir.
    Kuaför ve güzellik salonlarında lazer epilasyon yapılması sakıncalıdır!
    Kuaför ve güzellik salonlarında uygulanan IPL yani fotoepilasyon cihazları lazer değildir!
    Bazı markaların evlerde laser epilasyon adı altında sattıkları cihazlar da yine aynı şekilde laser değil fotoepilasyon cihazıdır ve tüyleriniz bir süre sonra yeniden çıkacaktır, yani ağda ve benzeri yöntemlerden farkı yoktur.
    IPL’nin dalga boyu sabit olmadığı için lazer cihazları gibi etkili ve güvenli değildir.
    Kimi zaman haberlere yansıyan ”Lazer epilasyondan yüzü yandı” ”Lazer epilasyondan bacağı yandı” şeklindeki haberler de genelde tıbbi bilgisi olmayanların çalıştığı güzellik salonlarında meydana gelmektedir.
    Gittiğiniz yer bir kuaför ya da güzellik merkezi ise orada lazer adı altında size uyguladıkları şey kandırmacadan ve para tuzağından başka bir şey değil anlayacağınız.
    Paranızı ve sağlığınızı riske atıyorsunuz.
    Kendinizi doktorların açtığı tıbbi merkezlere emanet edin ve gerçek lazer cihazlarıyla epilasyonunuzu yaptırın ki kalıcı olsun.
    Kuaförlerin ve güzellik salonlarının ucuza yaptığı fotoepilasyona ne sağlığınızı ne de paranızı kaptırmayın.
    Üç kuruşluk tüm vücut epilasyon kampanyaları yapan yerlere ise kesinlikle güvenmeyin.
    Dünyada 3 tip epilasyon lazeri vardır:
    *Alexandrite Lazer
    *Nd-Yag Lazer
    *Diod Lazer
    Alexandrite lazer ile gövde kıllarında 4-5 seans gerekmektedir ve seans araları 2 aydır.
    Lazer epilasyon gibi bir rahatlık varken inanın elinizde cımbızla, ağdayla, epilatörle vs vs saçma sapan şeylerle dolaşmanıza hiç gerek yok artık günümüzde.
    Hangi şehirden olursanız olun kendinize doktorlara ait bir lazer merkezi bulun ve kıl-tüy problemlerinizden kurtulun.
    Kadın ya da erkek farketmiyor bu arada bunu da belirteyim.
    Bunun dışında tüylerin elbette ki sarı gibi açık renkte olmaması gerekiyor çünkü kıl ve tüyler ne kadar kalın ve koyu renkse, lazer epilasyon o kadar iyi ve kısa zamanda sonuç veriyor. Yani sarışınlar için kötü haber; ağda, epilatör ve cımbıza devam.
    Nilay Gündüz