Etiket: belgesel

  • İrlanda Ve Türkler

    İrlanda Ve Türkler

    İrlanda deyince benim aklıma Dublin şehri, şarkıcı Johnny Logan, çocukluğumun efsanevi filmlerinden ”İrlandalı Kız”, kocaman dalgalı sahiller ve şatolar gelir. Haritadaki yerini ve doğasını bilirim..
    Oysa biz Türklerle İrlandalıları birbirimize gönülden bağlayan öyle bir şey varmış ki…

    Belgesel  kuşaklarını  izlemeyi severim; bir çoğunuz gibi.

    Benim favorim, başka diyarlara yolculuklar.  Bu programları ülkemizde veya dünya ülkelerdeki insanların yaşamlarını ne şartlar altında sürdürdüğünü, kendi yaşamımla ne gibi paralellikler veya zıtlıklar gösterdiğini, toplumların olaylar karşısındaki tepkilerini inceleme fırsatı verdiği için seviyorum. İzledikten sonra genellikle içsel bir yolculuk başlar benim için. Öz eleştiriler yaparım.  Kendi adıma, şehrim adına, ülkem adına…

    Bugün, güneşli ama hafif serin bir sabahın kahvaltısı arkasından televizyonda bir yolculuk programına rast geldim. Elimde demli çayım, pufidik kanapem üzerinde yaşayacağım bir sabah keyfi beni beklemekteydi anlaşılan.

    Ekranda  izleyicilere İrlanda tanıtılıyordu.  Şanslıydım, programı henüz başında yakalamıştım.

    Program her gezi programlarında olduğu gibi sokaklar, tarihi ve doğal güzelliklerini peş peşe sunarak keyifli bir şekilde sürüyor.  Gösterilen bir kaç bölgede yerleşim alanları içinden nehirler geçiyor. Bazı nehirlerin çevresi göz alabildiğince yemyeşil, bakımlı çayırlarla çevrili. Çimenlerin üzerinde çocuklar çıplak ayaklarıyla hatta yuvarlanarak oynayıp eğleniyorlar. İnsanlar ellerinde sandviçleri, içecekleri atıştırıyorlar. Sanırım hiç biri ellerindeki çöpleri yemek yedikleri yerde bırakıp gitmiyorlar ki, çayırlar tertemiz. Çocuklar otların arasında özgürce yuvarlanabildiklerine göre, tehlikesiz de. Zira hiç kimse içtikleri soda veya cam şişedeki diğeri içecekleri bitirip, şişesini kırarak yerlere atmamış. Öyle yapsalar bu  çocuklar o yeşilliklerin arasında böylesine özgür ve mutlu oynayabilir mi? Ne güzel diye içimden geçiriyorum… Keşke bizim de çayırlarımız böyle olsa, bizim çocuklarımız da…

    Birden keyifli giden program içimi sıkmaya başlıyor. Şehirlerin içinden geçen nehirlerin kenarlarında çöp yığınları, eski araba lastikleri, hayvan ölüleri, inşaat molozları, evsel atıklar yok.. Daracık kıyı kenar mahalleler bile tertemiz. Her yer insanların hak ettikleri gibi mutlu ve sağlıklı yaşamaları için doğallığı bozmadan tertemiz ve bakımlı.

    Çaydan vazgeçtim. Reklam arasında kendime  sert bir kahve yapıp izlemeye devam ettim. Ülke boydan boya yemyeşil. Galiba orada gördüğü her yeşil alana bina yapma heveslisi müteahhitler ve  belki de cebi biraz para görünce kendine kurtarılmış bölgeler gibi tecrit yaşam alanları oluşturmak isteyen sonradan türedi zenginler yok. Talep olmayınca arz da yok demek ki…

    Sosyal İşler Bakanı ile bir sokak röportajı yapıldı. Kadın bakan soruları cevaplarken çevreden gelen geçen hiç kimse kamera ve bakanla ilgilenmedi. Ekranda  unvanını yazmasalar bakan olduğunu anlamayacaktım. Korumaları falan yoktu.  Sıradan bir vatandaş gibiydi. Galiba onu hiç tanımıyorlar veya pek sevilen bir kabine üyesi değildi. Hiç kimse onunla ilgilenmedi. Kadraja sığmak için hiç kimse itişip kakışmadı.

    Sıra Drogheda’yı tanıtmaya geldi.

    Buradaki geçmiş yıllarda  premier liginde şampiyon olmuş Drogheda United FC  futbol kulübü ziyaretinde formalardaki ay yıldız arması ilgimi çekti. Kulübün renkleri bordo mavi ve arması ay yıldızdan oluşuyor. Trabzonspor’un da kulağını çınlatan sunucu formadaki ay yıldızı sorunca ilginç bir ayrıntı ve  İrlandalılarla Türkler arasındaki özel gönül bağı ortaya çıkmış oldu.

    1847 yılında o dönemde İrlanda’yı kasıp kavuran bir kıtlık olmuş. Bu kıtlıkta ülkede insanlar ve hayvanlar çok ağır kayıplar vermiş . İrlanda halkının büyük bir kısmı adından bugün tabut gemiler diye bahsedilen  gemilerle başka ülkelere;  eğer gemilerde hayatlarını kaybetmemişlerse, göç etmişler. Bu kıtlık sırasında Dublin’deki anne ve babasını açlık yüzünden kaybeden İrlandalı saray doktoru Osmanlı Sultanı’na bundan bahsedince Abdülmecid Han derhal İrlanda halkına yardım edilmesi yönünde karar almış.

    10 000 pound nakdi yardım yapılmasını buyurmuş. Ancak İrlandalılar bu miktarı kabul edememişler. Zira aynı anda Kraliçe Victoria 2000 pound tutarında nakdi bir yardım yapmış bulunmuş. Ve yasalara göre Kraliçe’nin yardım miktarından daha fazla yardım yapılması ve bunun kabul edilmesi mümkün değilmiş. Bunun üzerine açlıkla mücadele eden İrlanda halkına yardım etmeyi mutlak isteyen Osmanlı  Sultanı 1000 poundluk nakdi yardım ve peşinden 3 gemiyle 9000 pound tutarındaki ayni yardımı  yola çıkarmış. Kraliçe’yi kızdırmaktan korkan bazı işgüzarlar bu gıda yardımı dolu gemileri İrlanda’da limanlara yanaştırmamışlar.  Ancak Drogheda limanı bu gemilerin yanaşmasına izin vermiş ve İrlanda halkı bu limandan ülkeye yayılan Osmanlı Sultanı’nın yardımları ile kıtlıktan kurtulmuş.

    İzlediğim programda şunu gördüm ki İrlandalılar bu yardımı  hiç unutmamış. Sunucunun Türk olduğunu öğrenen sokaktaki halk önce konuyu kısaca anlatıyor ve üzerinden yıllar geçmesine rağmen o günler için bugün bile teşekkür ediyor. Ne vefakar bir halk. İçim acıyor. Biz bugünlerimizi, özgürlüğümüzü, demokrasimizi  borçlu olduğumuz yakın tarihimiz kahramanlarına bile böyle davranmıyoruz.
    Ne çelişki. Ne çabuk unutabiliyoruz?

    Drogheda United FC futbol takımı ise bu yardımın kendi şehirlerinin limanından İrlanda halkına ulaşmasının tatlı gururunun nişanesi olarak amblemlerini ay yıldız olarak seçmişler. Ülkenin önemli bir otelinin duvarına da Türk halkına teşekkürlerini bildiren bir plaket asmışlar.  Yine orijinali Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenen  1847 tarihli ülkenin asilzadeleri tarafından kaleme alınmış bir teşekkür ve minnet duygularını yazdıkları mektubu da göndermişler.

    Ülke açlık günlerini unutmamak için bir anıt heykel yaptırmış ve birkaç aç, ıstırap içindeki insan figürüne  kemikleri sayılan bir köpek figürü de eşlik etmiş.

    Türkleri çok sevmeleri ve ülkelerinde vatandaşlarımızın işlettiği  iş yerlerini tercih etmelerinin ardında yatan bu duygusal gerçeğin ardından bir berber dükkanına giden sunucu buranın çok popüler bir yer olduğunu ve sakal tıraşının  ardından sıcak havlu uygulamasının İrlanda’da sadece Türklerin işlettiği dükkanlarda yapıldığını söylüyor. İşletme sahibi ile yapılan söyleşide usta bildiğimiz damat tıraşı uygulamasını burada her tıraşta yaptıklarını ve bu sayede berberlik işinde haklı bir şöhrete sahip olduklarını söyledi.

    Sunucu çekim tarihlerine denk gelen ulusal bir bayram günlerinde yaşanan coşkuyu, bu bayramın hakkıyla kutlanabilmesi için yetkililerin, kurumların ve halkın el ele vererek nasıl çabaladığını anlatınca içim cız etti. Hep bir arada eğlenen halkın coşkusuna nedense katılamadım. Başka duygular o anda beni engellediği için ekrandan taşan eğlence havasına ortak olamadım.

    Program bitti. En azından  artık bir İrlandalı ile karşılaştığım zaman Türk olduğum için  bana neden sempatiyle bakacağını biliyorum.

    Kaynak: OYA ENGİN gazete.tiyatroterapi.com

  • En İyi Seyahat Temalı Belgeseller

    En İyi Seyahat Temalı Belgeseller

    Soğuk kış aylarında evde yapılabilecek en iyi aktivite bence sıcacık bir battaniye ile koltuğa uzanıp elde kahve ile güzel bir şeyler izlemek. Seyahat severler için ise seyahat konulu yapımlar izlemek en büyük zevk. Netflix’te bu konuda oldukça kaliteli yapımlar var. Bu yazıyı okuduktan sonra mısırınızı patlatıp ya da kahvenizi çayınızı hazırlayıp bu belgesellerden birini seçerek izlemeye başlayabilirsiniz.

    1 – Expedition Happiness

    Film yapımcısı Felix Starck ve müzisyen Selima Taibi Almanya’daki hayatlarını bırakıp Amerika’ya gidiyorlar ve orada ikinci el bir okul otobüsünü göz alıcı bir eve çevirerek Kanada ve Meksika’ya doğru yola çıkıyorlar. Bu belgeseli izlerken Amerika’nın en güzel yerlerini ziyaret edecek ve belki bir gün kalkıp siz de buralara seyahat edeceksiniz.

    2 – Jack Whitehall: Travels with My Father

    İngiliz komedyen Jack Whitehall kendisiyle tamamen zıt karakterdeki tutucu babası Michael ile birlikte dünyanın dört yanını birlikte keşfediyorlar. Phuket, Kamboçya, Almanya, Romanya, Amerika, İstanbul ve daha bir çok ülke ve şehri gezen baba oğula siz de ekran başında katılmak isteyebilirsiniz.

    3 – Salt Fat Acid Heat

    Yıllarca Chez Panisse’te aşçılık yapan Samin Nosrat tuz, yağ, asit ve ısı elementlerinin kullanıldığı leziz mutfakları keşfetmek için dört bölümlük bir belgesel hazırlamış. Birinci bölümde İtalya’da yağı, ikinci bölümde Japonya’da tuzu, üçüncü bölümde Meksika’da asiti ve son bölümde ise Amerika’da ısıyı ele almış. Gittiği ülkelerin göz alıcı doğasının yanında enfes lezzetlere de şahitlik edeceğiniz bir belgesel. Hem seyahati hem yeme içmeyi sevenler için.

    4 – Monty Don’s Italian Gardens

    İngiltere’nin önde gelen bahçecilik uzmanlarından Monty Don, İtalya’nın muhteşem bahçelerini geziyor. Rönesans dönemi mimarisiyle öne çıkan İtalya’da Roma, Floransa, Napoli ve Göller Bölgesi’ndeki göz alıcı bahçeleri siz de Monty ile birlikte gezeceksiniz.

    5 – Paul Hollywood’un Büyük Avrupa Gezisi

    Ünlü şef Paul Hollywood, otomobilleriyle ünlü Avrupa ülkelerini geziyor. İtalya, Almanya ve Fransa’nın muhteşem manzarası eşliğinde muhteşem bir yolculuğa hazırsanız kurulun koltuğunuza ve izlemeye başlayın.

    6 – Footprints: The Path of Your Life

    Arizona’dan yola çıkan 10 adamın ünlü Santiago Yolu’ndaki maceralarını izleyeceğiniz belgeselde 800 km’lik bu nefes kesici rotayı 40 günde yürümeye çalışan kişiler güçlerini ve inançlarını sınıyor. Fransa’dan başlayıp İspanya’da sona eren yolculukta muhteşem manzaralara tanık olacaksınız.

    7 – Somebody Feed Phil

    Ünlü yapımcı Phil Rosenthal dünyanın dört bir yanına giderek o bölgelerin gastronomi kültürlerine göz atıyor. Bangkok, Tel Aviv, Lizbon, New Orleans, Kopenhag, Dublin ve daha pek çok şehri görme şansını elde edeceğiniz belgeseli izlerken bir şeyler atıştırmayı da ihmal etmeyin.

    8 – Journey to Greenland

    İki Fransız arkadaş Grönland’daki babalarını ziyarete gidiyor ve onlarla birlikte siz de muhteşem Grönland manzarası, kültürü ve sıcak insanlarını bu belgeselde izliyorsunuz. Kuzey ülkelerine hayranlık duyanları mutlu edecek bir yapım.

    9 – Conan Without Borders

    Ünlü komedyen Conan O’Brien dünyanın dört bir yanına yaptığı ziyaretlerle hem güldürüyor hem geziyor. Güney Amerika, Japonya, Küba, Afrika, Güneydoğu Asya, Amerika ve Avrupa’yı Conan ile birlikte gezmek isteyenler için kesinlikle es geçilmeyecek bir belgesel.

    10 – Dark Tourist

    David Farrier kimsenin gitmeye cesaret edemediği korkunç ve tehlikeli yerlere gidiyor. Meksika’daki Aziz Ölüm Tarikatı’nın kurucusuna gidip onlarla şeytan çıkarma ayinine katılıyor, Japonya’da tsunamiden zarar gören ve radyasyon tehlikesi olan nükleer santrali geziyor. Farklı bir seyahat yapımı izlemek isterseniz Dark Tourist’e bir şans verin derim.

    Derleyen: Nilay Gündüz

  • En İyi Dönem Dizileri

    En İyi Dönem Dizileri

    Alias Grace

    Alias Grace (2017) Mini Dizi – Biyografi, Suç, Drama

    Sarah Gadon, Edward Holcroft, Rebecca Lidiard, Anna Paquin, Paul Gross

    1800’lü yıllarda Kanada’da işlenmiş olan bir cinayeti ve sonrasında olayın faillerinden biri hakkında yıllar boyu yaşanan “suçlu mu, suçsuz mu?” tartışmalarını konu alan bir Margaret Atwood romanından ekranlara taşınan dizi. Grace Marks gerçekten işlenen cinayetlerden sorumlu mu, yoksa yanlış zamanda yanlış yerde bulunan masum biri mi? Bunların cevabı elbette ki hikayenin içerisinde saklı. Grace Marks, 16 yaşında ailesiyle birlikte Kuzey İrlanda’dan Kanada’ya gelen göçmen bir ailenin kızı. Daha 16 yaşındayken işverenini ve kahyayı öldürmekten ömür boyu hapse mahkum edilmiş İrlandalı bir hizmetçi. Grace, cinayet günü ile ilgili hiçbir şeyi hatırlamamakta. Suçlu olduğuna inananlar olduğu gibi masum olduğunu düşünen kişi sayısı da az değil. Bu yüzden Grace’in masumiyetine inananlardan oluşan bir kilise komitesi tarafından serbest bırakılması yönünde bir rapor yazması için Amerika’dan getirtilen bir doktor aracılığıyla Grace Marks’ın hayat hikayesini kendisinden dinleme fırsatı buluyoruz. Sınıf ayrımının çok güzel bir şekilde göze çarptığı mini dizi bir çırpıda izleyip bitirmeniz için en iyi seçeneklerden biri diyebilirim.

    Anne with an E

    Yeşilin Kızı Anne (2017-2019) Aile, Drama

    Amybeth McNulty, Geraldine James, Robert Holmes Thomson,

    19. yüzyılın sonlarında yaşayan yetim bir kızın hikayesini anlatan dizi. Yetimhanedeki bu kızımız yaşanan bir karışıklık sonucu kendini Green Gables kasabasında yaşlı Cuthbert kardeşlerin yanında bulur ve sıcak bir yuvaya kavuşur. Anne inanılmaz hayalgücü, enerjisi ve pozitifliğiyle zamanla tüm kasabalıyı etkilemeyi başarır. Okulda kazandığı arkadaşlıklar, kasabalının gönlünü çalışları hep zamanla ve sancılı aşamalar sonrası gerçekleşiyor olsa da mutlu son sevenler için sayısız mutlulukla dolu dizide ayrıca akıllı, yakışıklı ve olgun karakteriyle Gilbert Blythe ile Anne arasındaki çekimi izlemek de oldukça keyifli. O dönemde kadın ve LGBT hakları, feminizm, ifade özgürlüğü, çocukların bakış açıları gibi konulara da değinerek gönlümüzü ayrıca çeliyor. Anne’in maceralarını mutlaka izleyin, çok keyif alacaksınız.

    Bridgerton

    Bridgerton (2020-Günümüz) Drama, Romantizm

    Jonathan Bailey, Harriet Cains, Phoebe Dynevor, Bessie Carter

    Julia Quinn romanından ekranlara aktarılan dizide Bridgerton ailesi anlatılıyor. Her soylu ailenin amacı aynı: kızlarının en doğru, en makul evliliği yapmasını sağlayarak toplumsal statülerini güçlendirmek. Dizi sekiz kardeşin bu entrikalarla dolu evlilik borsasında hayallerindeki aşkı arayışını anlatıyor. Dizinin baş kostüm tasarımcısı yalnızca 1. sezon için yaklaşık 7500 parça kostüm ürettiklerini söylemiş. Diziyi izlerken 19. yüzyılda yaşamış şanslı asillerin şatafatlı hayatından gözleriniz kamaşıyor. Sosyete, dedikodu, balolar, davetler, izdivaçlar, aşk, komedi 19. yy İngilteresi.. Dönem dizisi sevenler biraz da aşklı meşkli dizilerden hoşlanıyorlarsa beğenerek izleyecektir.

    Chernobyl

    Chernobyl (2019) Mini Dizi – Drama, Tarih, Gerilim, Trajedi

    Jared Harris, Stellan Skarsgård, Jessie Buckley, Emily Watson, Paul Ritter

    Dizi, 1986 yılında Ukrayna’da Çernobil Nükleer Santrali’ndeki patlama ve sonrasında yaşananları konu ediyor. Yaşanan trajik kazanın ardından Sovyetler Birliği olayın araştırılması için ülkenin önde gelen nükleer fizikçilerinden Valery Legasov’u görevlendirir. Sovyet Başkan Yardımcısı Boris Shcherbina ile birlikte kazayı incelemeye giden Valery, olayın nasıl meydana geldiğini öğrenmek ve felaketin boyutlarını kontrol altına almak için zorlu bir mücadele verir. Dünya tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan Çernobil patlaması hakkında ayrıntıları en ince detayına kadar öğrenebileceğiniz bir mini dizi.

    Downtown Abbey

    Downtown Abbey (2010-2015) Drama, Romantizm

    Hugh Bonneville, Laura Carmichael, Jim Carter, Brendan Coyle

    Dizi, 1912-1926 yılları arasında Yorkshire’da Downton Malikanesi’nde yaşayan Crawley Ailesi ve malikanenin çalışanlarının Kral Edward dönemi sonrası yaşamlarını ve zamanın büyük olaylarının hayatlarını nasıl etkilediğini gösteriyor. Dizi boyunca tasvir edilen olaylar arasında Titanik’in batması, Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi, İspanyol grip salgını, Marconi skandalı, Özgür İrlanda Devleti’nin oluşumuna yol açan İrlanda Bağımsızlık Savaşı, Teapot Dome skandalı, 1923 Birleşik Krallık genel seçimi ve Beer Hall Darbesi yer alıyor.

    Freud

    Freud (2020-Günümüz) Suç, Tarih, Gerilim

    Robert Finster, Ella Rumpf, Georg Friedrich, Christoph F. Krutzler, Brigitte Kren

    Freud dizisi, 19. yüzyıl Viyanası’nda adını duyurmaya istekli ve başarıya aç genç Sigmund Freud’un bir dizi kanlı gizemi çözmek için bir medyum ve bir dedektifle birlikte çalışma hikayesini anlatıyor. Dizinin hikayesi kısmen gerçek olaylara dayanmakta ve fazlasıyla erotizm ve gerilim öğeleri içermekte. Dizi hakkında yorumlara biraz bakarsanız izleyicilerin keskin çizgilerle ikiye ayrılmış olduğunu görebilirsiniz. Bir kısım diziyi ölümüne beğenmişken diğer kısım ölümüne nefret etmiş. Bence kendi kararınızı kendiniz izleyerek verin.

    Harlots

    Harlots (2017-2019) Drama

    Samantha Morton, Lesley Manville, Kate Fleetwood, Holli Dempsey, Eloise Smyth, Bronwyn James

    18.Yüzyıl Londra’sında geçen dizi, şehrin en değerli ticari faaliyeti olan “seks” hakkında güçlü bir aile draması. Bir tarafta orta halli insanların gittiği bir genelev, diğer tarafta da yüzleri pudralı, peruklu zengin ve asillerin gittiği lüks bir genelev var. Dizide bu genelevlerin patroniçesi olan iki kadın arasındaki çekişmeler anlatılıyor. Müzikleri ve kostümleri açısından izlenesi bir dizi. Çok bir derinlik aramayın tabi ki..

    Outlander

    Outlander (2014-Günümüz) Drama, Romatizm, Fantezi

    Caitriona Balfe, Sam Heughan, Duncan Lacroix, Sophie Skelton

    2.Dünya Savaşı hemşiresi olan evli Claire Randall kendini 1945 yılından 1743 İskoçya’sına ışınlanmış olarak bulur ve orada, Kuzey İskoçya savaşçısı Jamie Fraser ile evlenmek zorunda kalır. Claire zamanla Jamie’ye bir şeyler hissetmeye başlar ve iki farklı zamandan, iki farklı erkek arasında kalır. Atmosferi, Jamie karakterinin karizması, İskoçya’da geçmesi, İskoç müzikleri ve ilgi çekici konusuyla izlenesi bir dizi.

    Queen’s Gambit

    Queen’s Gambit (2020) Mini Dizi – Drama

    Anya Taylor Joy, Chloe Pirrie, Bill Camp, Marcin Dorocinsky, Marielle Heller

    Walter Tevis romanından televizyona uyarlanmış muhteşem ötesi dizi! Hedefi dünyanın en büyük satranç oyuncusu olmak olan Elizabeth Harmon isimli satranç dahisi bir öksüzün sekiz ila yirmi iki yaşları arasında alkol, ilaç bağımlılığı ve duygusal güçlüklerle mücadele ettiği yaşam öyküsünü anlatıyor. Hikâye 1950’lerin ortasından 1960’lara doğru uzanmakta. Sanat yönetimi, Anya Taylor Joy’un performansı ve dizinin atmosferi kusursuz. Satrancı sevseniz de sevmeseniz de, bilseniz de bilmeseniz de bu mini diziyi asla kaçırmamanızı öneririm.

    Roman Empire

    Roman Empire (2016-Günümüz) Drama, Biyografi, Belgesel

    Jessica Green, Ditch Davey, Ben Black, Jared Turner, Phoenix Connoly

    Roma İmparatorluğu’nun tarihi olaylarına dayanan, her sezon bağımsız bir hikâye sunan antoloji formatında bir belgesel-dizi. Oyunculuklar ve dekor muhteşem. Bir tarih ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi dedirtiyor. Sahne aralarında tarihçilerin çıkıp detayları anlatması da ayrı bir keyif vermekte. Kronolojik olarak ilerlemiyor, o yüzden istediğiniz sezon ve bölümden başlayabilirsiniz.

    Rome

    Rome (2005-2007) Mini Dizi – Drama, Tarih, Aksiyon

    Kevin McKidd, Ray Stevenson, Polly Walker, Kerry Condon, James Purefoy

    2 sezonluk dizinin ilk sezonu MÖ 49 yılı civarında bir tarihi yapıda başlıyor. Julius Caesar yönetimindeki Roma Cumhuriyeti’nin Galya ve Mısır’daki mücadelesini, Caesar’ın ölümü sonrası Roma Cumhuriyeti’nin Roma İmparatorluğuna dönüşmesi ve aynı zamanda ülke içinde, özellikle senatoda yaşanan çekişmeleri anlatıyor. İkinci sezon ise Caesar’ın varisi genç Oktavius ve Marcus Antonius arasındaki güç mücadelesi temelinde şekilleniyor. Politikanın halkı mutlu etmekten çok kişisel hırsların tatminini sağlayan bir araç olduğunu göze sokan bir dizi.

    The Alienist

    Ruh Avcısı (2018-2020) Suç, Drama, Gizem

    Daniel Brühl, Dakota Fanning, Luke Evans

    Caleb Carr isimli tarihçi yazarın polisiye gerilim türü romanından uyarlanan dizi 1896 yılında New York’ta geçiyor. Times muhabiri John Schuyler Moore, okul arkadaşı psikolog “ruh avcısı” Dr. Laszlo Kreizier ve henüz yeni atanmış olan polis müdürü Theodore Roosevelt’in bir cinayet soruşturması için birlikte çalışmalarının hikayesini anlatıyor. Amerikan başkanı Roosevelt o zamanlar polis müdürü. Alienist de o devirlerde akıl hastaları üzerinde uğraşan doktorlara verilen isimlerden biri. Başrol oyuncuları efsane isimler, dönem dizilerini sevenler için ayrı güzel, polisiye sevenler için ayrı güzel, psikoloji sevenler için ayrı güzel bir dizi.

    The Crown

    The Crown (2016-Günümüz) Drama, Biyografi, Tarih

    Claire Foy, Olivia Colman, Imelda Staunton, Matt Smith, Lesley Manville, Elizabeth Debicki, Dominic West

    Dizi, Kraliçe 2. Elizabeth’in saltanat dönemini anlatan bir biyografi hikâyesi. İngiltere kraliçesi Elizabeth’in tahta çıkışını ve daha sonra gelişen olayları hem siyasi hem de saray hayatı ile birlikte anlatıyor ve ‘’taç asla geri adım atmaz’’ cümlesini iliklerimize kadar hissettiriyor. Genç yaşta ve sıfır denilebilecek bir tecrübeyle tahta çıkmak zorunda kalmış bir kadının ailesi, gelenekleri ve önem verdiği her şey bir yana bütün gücünü ve enerjisini gerektiğinde sahibi olduğu devlete ve topraklara adayabileceğini izliyorsunuz. İngiltere’nin de zor zamanlar geçirdiğini ve o zor zamanların bugünlere ne tür yansımaları olabileceğini her izleyen kendi penceresinden görecektir. Churchill gibi bir devlet adamını da bizlere tanıtıyor olması açısından da keyifli bir dizi.

    The Handmaid’s Tale

    The Handmaid’s Tale (2017-Günümüz) Drama, Bilim Kurgu, Korku

    Elisabeth Moss, Yvonne Strahovski, Joseph Fiennes, Anne Dowd

    Kanadalı yazar Margaret Atwood’un aynı adlı romanından uyarlanan dizi. Avrupa’daki eski dönem din merkezli rejimin bir anda Amerika’da vuku bulmasını ve batılıların karanlık çağ dedikleri dönemi tüm dehşetiyle anlatıyor. Dinlerin otorite olduğu rejimler hep benzerdir, dizideki ortamda Afganistan’daki talibandan farklı yaklaşımlar göremezsiniz. Bir zalim adamlar ve aptal kadınlar dizisi diyebilirim. Seyrederken siniriniz bozulacak ve çokça düşüneceksiniz. Dizi aleminin en sağlam içeriklerinden biri.

    The Tudors

    The Tudors (2007-2010) Drama, Romantizm, Tarih

    Jonathan Rhys Meyers, Henry Cavill, Natalie Dormer, James Frain, Anthony Brophy

    Dizi, İngiltere Kralı 8. Henry’nin hayatını, iktidarını, altı evliliğini, İngiltere Kilise Reformunu ve çalkantılı İngiltere sarayını anlatıyor ve İngiltere-Kanada ortak yapımı. Sinirli yapısı, inatçı tavırları ve aşklarıyla İngiltere tarihine adını yazdıran 8. Henry, tutkulu aşkı Anne Boleyn sonrası içine düştüğü boşluğu sarayın güzel kadınlarından Jane Seymour ile gideriyor. Yaşı iyice ilerlediği için tahtın varisi olacak erkek bir evlat sahibi olmak her şeyden daha önemli. Fakat ülkenin atmosferi Henry’nin aşk maceralarını bekleyemeyecek kadar karışık. Çünkü halk, krala karşı isyan etme hazırlığında. The Tudors, İngiliz kraliyet hanedanın entrikalarını, aşk oyunlarını ve politik çekişmelerini ekranlara taşıyor.

    Vikings

    Vikignler (2013-2020) Drama, Macera, Aksiyon

    Katheryn Winnick, Gustaf Skarsgård, Alexander Ludwig, Georgia Hirst

    İrlanda-Kanada ortak yapımı dizi. İrlanda’da filme alınan dizide, Viking Ragnar Lodbrok’un hayatı ve hikâyelerinden esinlenilmiştir. Ragnar Lodbrok, en bilindik İskandinav mitolojisinin kahramanıdır ve Fransa ile İngiltere’nin belalısı hâline gelmiştir. Bir Viking çiftçi olarak canlandırılan Ragnar, İngiltere’ye yaptığı ilk baskınları kardeşi Rollo ve karısı savaşçı Lagertha ile birlikte gerçekleştiriyor. Dizideki hiç kimsenin salt iyi veya salt kötü olmayışı diziyi çok gerçekçi kılıyor. Hiçbir karakterden tam olarak nefret edemiyor ya da hiç kimseye melek gözüyle bakamıyorsunuz.

    Derleyen: Nilay Gündüz