Yazar: nilaylaylom

  • Yaş Maya Maskesi

    Yaş Maya Maskesi

    Cildinizi genç tutmanın mucizevi formülü bu yazıda. 🙂

    Ve karşınızda yaş maya maskesi!

    Hazırlanışı şöyle;

    Bir paket yaş mayanın yarısı ve bir çay kaşığı sütü

    ezerek iyice karıştırıyorsunuz ve yüzünüze sürüyorsunuz.

    Evde süt yoksa arıtılmış su da olabilir.

    Kaskatı olunca yüzünüzü yıkayıp %100 gülsuyu ve pamukla temizleyin.

    Piyasada gülsuyu adı altında ucuza satılan ama aslında gülsuyu olmayan, sadece gül esansı içerenlerini kullanmanızın cildinize herhangi bir faydası yok, bunu da belirteyim.

    Gerçek gülsuyu tonik etkisi yaratır, bu sebeple pahalı toniklere para akıtmanıza da gerek kalmıyor.

    Mayanın cilde yararları antik çağlardan beri biliniyor.

    Mikrop öldürücü etkisinin yanında içindeki ”cm glukan” maddesi sayesinde hücre yenilenmesini de sağlıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ayrıca yaraların iyileşmesini de hızlandırıyor, cilde esneklik ve sıkılık sağlıyor.

    Güzel ve sağlıklı günlere 🙂

    Nilay Gündüz

     

  • Zencefilli, Tarçınlı Kurabiye

    Zencefilli, Tarçınlı Kurabiye

    Avrupa’daysanız bisküvi, Amerika’daysanız ise kurabiye denilen bir Noel klasiği tarifim var bugün.

    Bizim de damak tadımıza çok uyan bu klasiğin internette çeşit çeşit tariflerini bulabiliyoruz.

    Bu da benden olsun. 🙂

    Malzemeler

    140 gram tereyağı

    3/4 (bir yarım+bir çeyrek) su bardağı toz şeker

    1 adet yumurta sarısı

    3,5 su bardağı un

    1 paket kabartma tozu

    yarım su bardağı pekmez

    1 tatlı kaşığı toz zencefil

    1 yemek kaşığı tarçın

    Yapılışı

    Şekeri ve tereyağını krema kıvamına gelinceye kadar önce düşük sonra yüksek ayarda çırpın.

    Krema kıvamına gelen karışıma 1 adet yumurta sarısı ve yarım su bardağı pekmezi ekleyerek çırpmaya devam edin.

    Karışım hazırlanınca spatula yardımıyla biraz toparlayın.

    Unu, kabartma tozunu, tarçın ve zencefili karışıma eleyerek yoğurun.

    Hamur toplandığında  ikiye bölün ve strece sararak buzdolabınızın dondurucusunda 15-20 dakika kadar bekletin.

    Burada verilen ölçülerle hazırladığınız hamurunuzu 26 eşit parçaya bölerek (mutfak tartınız varsa 30 gr’lık parçalar olacak) kullanmak istediğiniz kalıplarla şekil verin.

    Hazırladığınız kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine aralıklarla dizin.

    Önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 8-10 dakika pişirin.

    Fırından çıkan  kurabiyeleri tercihen altı delikli bir fırın ızgarasının üstüne teker teker çıkartarak soğutun ki alt tarafları hamurlaşmasın ve her tarafı aynı kıvamda olsun.

    Üstlerine pudra şekeri serperek servis yapın.  (Eğer çok tatlı olsun istemiyorsanız dökmeyebilirsiniz)

    Afiyet olsun.

    Kurabiye: Deniz Gündüz

    Fotoğraf: Nilay Gündüz

     

  • Ayva Çekirdeği Maskesi

    Ayva Çekirdeği Maskesi

    Cildiniz için doğal ve mucizevi bir maske tarifim var 🙂

    Malzemeler çok basit ve ucuz;

    sadece 20 tane ayva çekirdeği ve yarımdan biraz fazla çay bardağı su o kadar.

    Minik ve hava geçirmeyecek bir kavanoza malzemeyi koyup 1 hafta bekletiyorsunuz.

    Beklerken jel haline gelecek.

    Tüm yüzünüze sürüp yaklaşık 15 dakika bekletiyorsunuz, iyice kuruyor ve sonra da suyla veya %100 gül suyuyla temizliyorsunuz. Gülsuyu için tavsiyem Rosense. Kendiniz evde gül suyu da yapabilirsiniz tabi ki.

    Piyasada gülsuyu adı altında ucuza satılan ama aslında gülsuyu olmayan, sadece gül esansı içeren kimyasal ürünleri kullanmanızın cildinize herhangi bir faydası yok.

    Bu maskeyi kavanozda saklayın ve dilerseniz her gün kullanın, tamamen doğal olduğu için herhangi bir zararı olmayacaktır.

    Cildinizi gerginleştirir, makyajdan önce uygularsanız makyajınız cildinize daha iyi oturur.

    Yalnız kavanozdaki karışımı aylarca bekletmeyin küflenebilir, kötü kokar ve özelliğini yitirir.

    Güzel günler olsun 🙂

    Nilay Gündüz

     

  • Sosisli Sıcak Kanepeler

    Sosisli Sıcak Kanepeler

    Sabahları klasik kahvaltı yerine insan bazen değişik lezzetler arayabiliyor. Ya da misafiriniz gelecek ve evlerde genelde bulunan malzemelerle şipşak bir atıştırmalık hazırlamanız gerekiyor. Bu gibi durumlarda çabucak hazırlayabileceğiniz ve sıcak sıcak tüketilebilecek bir kanepe tarifiyle bugün sizlerleyim.
    Gelelim kanepelerimizin malzemesine ve yapımına.

    Malzeme

    8 adet mini hamburger ekmeği (8’li ya da 10’lu paketler halinde marketlerin ekmek reyonlarında bulabilirsiniz. Ben iç malzemeyi 8 adet üzerinden veriyorum.)

    100 gr tereyağı

    8 adet mini ya da 4 adet normal boy sosis

    1 kaşık domates salçası ya da 100 gr domates püresi

    50 gr çedar peyniri

    50 gr taze kaşar peyniri

    Çeyrek demet maydanoz

    Toz kırmızıbiber

    Kuru kekik

    Tuz

    1 kaşık zeytinyağı

    2 diş sarımsak

    Yapılışı

    Fırını önceden 160 derecede ısıtın.

    Ekmeklerin üst tarafında kare şeklinde oyuklar açalım ve üstüne hafifçe bastırarak çukurlar oluşturun.

    Küçük bir kapta tereyağını ocakta eritin ve 2 diş sarımsağı ezip ilave edin.

    Doğranmış maydanozu, tuzu ve baharatları damak tadınıza göre ayarlayıp tereyağına ekleyin.

    Bu karışımı bir fırça ile ekmeklerin üstüne ve oluşturduğunuz oyukların içine sürün ve tepsiye dizerek fırına verin.

    160 derecede 3 dk tutup çıkarın.

    Bir tavada mini halkalar şeklinde doğradığınız sosisleri zeytinyağıyla kavurun ve domates salçası veya püresini ekleyerek 1 dk kadar daha kavurmaya devam edin.

    Tavanın altını kapatın ve sosisleri istediğiniz baharatlarla çeşnilendirin.

    Hazırladığınız sosisli karışımı fırından çıkardığınız ekmeklerdeki oyuklara doldurun.

    Üzerlerine rendelediğiniz ya da küçük küçük doğradığınız çedar ve kaşar peynirlerini ilave ederek 2 dk daha fırınlayın.

    Fırından çıkarıp sıcak sıcak servis yapın.

    Afiyet olsun.

    Kanepeler: Deniz Gündüz

    Fotoğraf: Nilay Gündüz

     

  • Bebek Şampuanı Mucizesi

    Bebek Şampuanı Mucizesi

    Bebek şampuanını sadece bebeklere kullanmayın, zira pek çok alanda elinizin altında bulunmasında fayda var.

    Öncelikle kendi saçlarınız için de kullanabilirsiniz.

    Mesela çok iyi bir cilt temizleyicidir, yüzünüzü sabah ya da akşamları bebek şampuanıyla yıkayabilirsiniz. Ekstra ve özellikle de pahalı cilt temizleyiciler satın almanıza hiç gerek yok.

    Ayrıca yine sizi pahalı makyaj temizleyicilerden kurtaracak bu muhteşem ürünü makyaj temizleyici olarak da kullanabilirsiniz, bir pamuğun üzerine sıkın ve makyajınızı temizleyin, gözlerinizi de yakmayacağından bu çok hoşunuza gidecek eminim 🙂 Bu arada suya dayanıklı makyaj malzemelerinde etkili olmadığını da belirteyim.

    Bir sprey şişesine su doldurun ve 1 kaşık bebe şampuanı ekleyip çalkalayın, evinizin temizliğinde kullanın, çiçek yapraklarınızı bile temizleyebilirsiniz, ev mis gibi kokar, yüzeyler daha geç tozlanır.

    Halı ve koltuklarınızı bir kova suya karıştıracağınız yeteri miktar bebe şampuanı ile temizleyebilirsiniz.

    Göz enfeksiyonlarında da bebek şampuanı mucizedir, çapaklanma sorununuz bile varsa gözlerinizi bebe şampuanıyla her gün düzenli olarak yıkayın, sorununuzdan kurtulun.

    Araba iç ve dış temizliğinde de işinize çok yarayacaktır.

    Kısacası aklınıza gelen pek çok yerde bebek şampuanını güvenle kullanabilirsiniz, denemeye bir yerlerden siz de başlayın, ben başladım çok memnunum 🙂

    Nilay Gündüz

  • Muhteşem Bir Muzlu Kek

    Muhteşem Bir Muzlu Kek

    Eğer mükemmel bir muzlu kek tarifi arıyorsanız işte burada!

    Pişmeye başladığı andan itibaren evinizin içini mis gibi bir muz aroması kaplayacak!

    Malzemeler

    3 (orta/büyük) olgun muz – bir çatal yardımıyla ezilmiş

    4 dolu dolu çorba kaşığı bal – eğer evde bal yoksa 1,5 su bardağı şeker kullanabilirsiniz

    150 gr oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı

    2 su bardağı un – 240 gr

    2 adet çırpılmış yumurta

    ½ paket kabartma tozu – eğer yoksa 1 çay kaşığı karbonat da iş görür

    Bir tutam tuz

    1 paket vanilin – eğer varsa vanilya çubuğu ya da esansı daha da iyi olur

    Ceviz, kuru üzüm, fındık, yer fıstığı, damla çikolata gibi malzemelerden dilediğiniz iki adedi – ½ su bardağı kadar.

    Yapılışı

    Fırınınızı 175 C ye getirin.

    İnce dikdörtgen bir ekmek kalıbını tereyağı ile hafifçe yağlayarak ince bir un katmanıyla kaplayın.

    Eğer katkı maddesi olarak kuruyemiş kullanıyorsanız tavada düşük ısıda bir süre kavurun ve kenara alıp soğuttuktan sonra bir bıçak yardımıyla biraz küçültün. (Robot kullanmayın, toz haline gelmesini istemiyoruz.)

    Tereyağı ve balı (ya da toz şekeri) bir karıştırma kabına alarak mikserle krema haline getirin.

    İyice ezdiğiniz muzları ve 2 yumurtayı karışımın içine ekleyerek güzelce çırpın.

    Başka bir kasede unu, kabartma tozunu (ya da karbonatı) ve tuzu bir elekten geçirerek karıştırın ve daha sonra bu karışımı sıvı malzeme karışımının içine katın.

    Bu aşamadan itibaren ekleyeceğiniz malzemeleri karıştırmak için mikser değil bir silikon spatula ya da silikon kevgir kullanın.

    1 paket vanilyayı (ya da çubuk vanilyadan çıkardığınız vanilya tohumlarını veya 1 tatlı kaşığı vanilya özütünü) ve tane malzemenizi (ceviz, fındık, kuru üzüm…vb.) ekleyin ve yavaşça karıştırın.

    Karışımı kalıbınıza dökün, içindeki havanın çıkması için tabanını hafifçe birkaç kere yavaşça vurun ve spatulayla karışımın üstünü düzeltin.

    Kalıbınızı fırının orta bölmesine koyun ve 50 dk. Pişirdikten sonra bir çöp şiş ya da bıçağı kekinizin içine batırarak pişip pişmediğini kontrol edin. (Eğer içine batırdığınız bıçak ya da şiş temiz çıkıyorsa pişmiştir. Eğer iç malzeme yapışmış halde geri çıkıyorsa 5 dk daha pişirip tekrar kontrol edin.)

    Fırını kapatınca fırının ağzını biraz açın ancak çıkarmadan bir on dakika fırında dinlendirin. (Bir anda çıkarmak kekinizin çökmesine neden olabilir.)

    Sonrasında bir tel ızgaraya alarak soğumasını bekleyin.

    Ve işte servise hazır! 🙂

    Afiyet olsun!

    Kek: Deniz Gündüz

    Fotoğraflar: Nilay Gündüz

     

  • Ter Kokusuna %100 Doğal Çözüm

    Ter Kokusuna %100 Doğal Çözüm

    Meme ve koltukaltlarımda senelerdir fibrokistlerim var, 6 ayda bir ultrasona giriyorum ve buna rağmen yıllar önce hangi akla hizmetse bir arkadaşımın ısrarı sonunda kısa bir süre koltukaltı deo-stick’lerinden kullandım. Ardından kistlerimde şişme ve ağrı oluştu, bıraktım ve tekrar asla kullanmadım, kullanmam. Zaten antiperspirant ürünlerden daima kaçan biri olmuşumdur. Deodorantım da asla pudralı olmamıştır. Terlemeyi önlemeye çalışmam, ter kokusunu önlemeye çalışırım.

    Benim fiziken duyarlılığım var ki bende hemen etki etti bu deo-stick. Şanslıyım yani bu yönden bakılırsa. Fakat siz benim kadar şanslı olmayabilirsiniz. Çünkü sizde herhangi bir kist yoksa vücudunuz sizi uyarmıyordur, siz de nasılsa sorun yok, bana bişey olmadı ya da olmaz mantığı ile bu sağlıksız şeyleri kullanmaya devam ediyorsunuzdur haliyle. Bu tip şeyler insanın başına aniden geliveriyor, ‘’bana uğramaz’’ demeyin, koltuk altlarınıza sürdüğünüz yapışkan şeyler konusunda inatlaşmayın.

    Terlemeyi önlemek uğruna gözeneklerinizi tıkayan, içerdiği paraben, alüminyum vb zararlı içeriklerle meme kanseri olmanıza sebep olan pudralı ya da sabunlu, yapışkan ve sürekli tekrarlama gerektiren deodorant, deo-stick ve roll-on’lardan uzak durun.

    Size onlardan çok daha sağlıklı bir önerim var; Crystal.

    Deo—stick’ten sonra oluşan şişme ve ağrıların ardından araştırmalarımın sonucu sağlıkçı bir arkadaşımızın da yönlendirmesiyle %100 doğal tuzlardan oluşan Crystal’i keşfettim. Eczanelerden de bulabilirsiniz fakat ben Gratis kozmetik mağazasından bulup almıştım, arkasında da kanser merkezleri tarafından onaylanmıştır yazıyordu.

    Koltukaltı, ayak ya da kokmasını önlemek istediğiniz başka herhangi bir yerinize de kullanabiliyorsunuz, tamamen doğal, zararsız ve sağlıklı.

    Terlemeyi önlemeye çalışmayın, terlemek sağlık demektir, onu önlemek ise her türlü hastalığa davetiye çıkarmak demek. Kokudur insanı rahatsız eden, kokuyu engellemek için ise Crystal ve benzeri tuz bazlı ürünler %100 doğal çözüm. Araştırın, amonyum alum içeren pek çok marka mevcut eczanelerde ve kozmetik mağazalarında.

    Crystal’in web sitesini incelemek isterseniz adres: www.thecrystal.com
    Ayrıca da bu ürünün tamamen vegan olduğunu belirtmeme gerek var mı bilmem. Bu ürün için hayvanlar üzerinde test yapılmıyor. Bu üründe hayvan kanı ve ahı yok 😊 Bunu yine kendi web sitelerindeki bir bölümden de teyit edebilirsiniz, buradan buyrun: www.thecrystal.com/pages/faq

    Tuzlanın da kokmayın. 😊

    Nilay Gündüz

  • Tatlı Krizinize Birebir Gelecek Diyet Muhallebi

    Tatlı Krizinize Birebir Gelecek Diyet Muhallebi

    Son yıllarda diyet tatlı tariflerine pek çok yerde rastlıyoruz. Refika’nın Mutfağı’nı izlerken bu tariflerden biri çıktı karşıma ve tarifte minik bir değişiklik yapıp malzemelere muz da ekleyerek evde yaptım ve sizlerle de paylaşmak istedim.

    Bu tarif belki de en yaygın diyet tatlı tariflerinden biridir, çünkü şeker içermeyişi ve ana madde olarak yulaf kullanılması eminim ki hepinize de tanıdık gelecektir.

    Evet, tarifimizin adı Yulaflı Muhallebi 😉

     

    Malzemeler

    3 çorba kaşığı yulaf ezmesi

    2 su bardağı süt

    2 çorba kaşığı bal

    2 kuru incir

    1 avuç fındık

    Yarım muz

     

    Yapılışı

    Yulaf ezmesini mutfak robotunda un haline getirin.

    Un haline gelen yulaf ezmesini ve sütü küçük bir tencerede orta ateşte ocağa koyun.

    Sürekli karıştırarak muhallebi haline gelene dek pişirin.

    Altını kapadıktan sonra içerisine balı koyarak karıştırın.

    Kuru incir, fındık ve muzu mutfak robotunda püre haline getirin.

    Servis yapacağınız kaselere paylaştırın.

    Üzerine muhallebiyi dökün ve soğumasını bekledikten sonra en az 2 saat buzdolabında soğutun.

    İstediğiniz malzemelerle süsleyerek servis yapın.

     

    Afiyet olsun 😊

     

    Muhallebi: Deniz Gündüz

    Fotoğraflar: Nilay Gündüz

     

  • French Press İle Doğru Filtre Kahve Yapımı

    French Press İle Doğru Filtre Kahve Yapımı

    Eğer bizim kadar gerçek kahveye düşkünlüğünüz varsa, evinizde en azından bir french press’iniz vardır eminim ki. Bu yazımda french press ile filtre kahve yapmanın inceliklerine değinmeye çalışacağım. Çünkü filtre kahve yaparken öğütülmüş kahve çekirdeklerinin üzerine kaynar su dökmekle yetiniyorsanız kahvenizin potansiyeline tam varamıyorsunuz demektir.

    Öncelikle kahve çekirdeklerini alıp evinizde kendi öğütücünüzle öğtüyorsanız kahvenizi yapmadan hemen önce öğütme işlemini yapın ki kahvenizin aroması daha güçlü ve taze olabilsin. Kahve çekirdeklerinizi ne çok ince un haline getirin ne de çok kaba halde bırakın, orta seviyede öğüttüğünüz kahveniz size tam performans sağlayacaktır.

    Çekirdeklerinizi öğütülmüş halde satın almayı tercih ediyorsanız da kahvecinizden taze taze ve orta seviyede öğütmesini isteyin, az miktarda alın ki evde de çok bekleyip bayatlamasın.

    Öğütülmüş kahvenizden damak zevkinize göre miktarda french press’inize koyun ve kalan kahvenizi ağzı hava geçirmeyecek şekilde kapanabilen bir kapta saklayın.

    French press’e suyu eklemeden önce kahvenize bir tutam tuz atın. Peki neden tuz? Çünkü kahvenin acılığını dengeler ve lezzet artırıcı etkisi vardır.

    Şimdi gelelim suyu kaynatmaya. Suyun sıcaklığı mükemmel bir kahve için çok önemli. Eğer olması gerekenden çok kaynar hale getirirseniz kahve çekirdeklerinizi bozar. Çok soğuk kalırsa kahveniz zaten bir şeye benzemez. Kahve yapmadaki amaç bazı uçucu yağları ortaya çıkarmak ve kahveden bu yolla keyif ve tat alabilmek. Bunun için de en uygun su sıcaklığı 80-90 derece arası. Çekirdeklerin kavrulmasını önlemek için suyun kaynamasını bekleyin ve kaynamaya başlama anında ocaktan alın, 15 saniye kadar bekletin, bu sürede dinlenmiş suyu yavaş yavaş french press’inizde bekleyen kahvenizin üzerine dökün.

    Karıştırma için kesinlikle metal kaşık ya da karıştırıcı kullanmıyorsunuz, çünkü kahvenizin tadını gerçekten de metalik hale getiriyor. Tahta kaşık ya da karıştırıcı kullanın mutlaka.

    Kahvenizin demlenmesi için 3-4 dakika bekletin ki ne kadar bekletirseniz o kadar uçucu yağ ortaya çıkacaktır. Fakat 4 dakikadan fazlası da bu işlem için gereksiz oluyor. Zira çıkması gereken tüm yağlar zaten 4 dakikada çıkmıştır.

    Demleme süresinin bitiminde french press’inizin pistonunu yavaş yavaş aşağı indirin. Hızlı yaparsanız yağ üste çıkar ve lezzet bozulur.

    Afiyet olsun 😉

    Bu arada not: suda tamamen çözünen, tortu bile bırakmayan kahve adı altında satılan ambalajlı ürünlerden uzak durun. Çünkü suda kaybolan bir şey kahve değildir. İçerik kısmını okursanız zaten tamamen kimyasallardan oluşan bir madde içtiğinizi görürsünüz. Gerçek kahve suda eriyip kaybolmaz, sağlığınızı tehlikeye atacak hiçbir kimyasal içermez. Gerçek kahve çekirdeklerin öğütülmesi ve sudan meydana gelir. Demlenir, posası kalır, demi içilir.

    Sağlıklı günler 😉

    Nilay Gündüz

  • Yas Danışmanlığı: Worden Modeli

    Yas Danışmanlığı: Worden Modeli

    Yas Danışmanlığı: Worden Modeli

    Yüzyılımızın kabuslarından biri olan korona dolayısı ile insanlar tanıdıklarını yitirmeye ve bu acıyla çoğu zaman aniden yüz yüze kalmaya başladılar. Bu konuda geçen gün karşıma çıkan bir yazının pek çok kişiye yardımının dokunacağını düşünerek sitemizde paylaşmak istedim. Umuyorum ki yasınızla başa çıkmanız konusunda ya da yas yaşayan sevdiklerinizi rahatlatabilmeniz konusunda bir nebze faydası olur. Umuyorum ki yasınız olmasın…

     

    Şengül Hablemitoğlu’nun 15 Mayıs 2017 tarihli yazısı:

     

    Yas danışmanlığının temel amacı; “geride kalan bireylerin ölen kişi ile bitiremedikleri ilişkilerini tamamlamalarına ve ölen kişiye veda edebilmelerine yardımcı olmaktır.” Kişiye özel yaklaşım ve uygulamalarla gerçekleştirilebilmekle beraber, ilke ve yöntemleri olan bir danışmanlıktır/mentorluktur. Yas danışmanlığı, Worden (2008)’nın belirlediği ilkeler doğrultusunda gerçekleştirildiğinde; bireyin yaşamını yeniden organize etmesi kolaylaşmaktadır. Birey yas sürecini tamamlamaya ilişkin görevlerini tamamlamadan yaşamın akışına dahil olmaya çalışsa da başarılı olamazlar. Ayrıca, bu ilkeler, yas sürecindeki danışanlara akut yas tepkilerinin üstesinden gelmelerinde ve yas süreçlerini çözümlemelerinde bireylere yardımcı olan danışmanlık süreci için de rehber olmaktadır. İlkeler;

    Kaybın gerçekliğini kabullenmeye yardım etmek

    Danışanlar, her ne kadar yaşamlarındaki birini kaybetmenin yarattığı olumsuzluklar nedeniyle yas danışmanlığı alsalar da yaşananların gerçek olmadığını ve kaybın gerçekleşmediğini düşünebilmektedirler. Bu durumda, kaybın gerçekleştiği ve ölen kişinin bir daha geri dönmeyeceğine yönelik farkındalığın bireye kazandırılması gerekmektedir. Kaybın yarattığı olumsuz duyguların etkilerine yönelik çalışmaya başlamadan önce danışanların bu gerçekliği tam olarak kabullenmeleri önemlidir.

    Kayba ilişkin duyguların fark edilmesine yardım etmek

    Yas sürecinde bireyler, değişken duygu durum, dysphoric-düzensiz duygu durum olarak da tanımlanabilen birçok duyguyu birlikte yaşayabilmektedirler. Bu süreçte ortaya çıkan en temel olumsuz duygular ise, derin üzüntü, öfke, suçluluk, korku, kaygı, çaresizlik ve yalnızlıktır. Dolayısıyla yas sürecinde danışanlar, yaşadıkları acı ve huzursuzluk nedeniyle ortaya çıkan bu duyguları tanımlamakta ya da ifade etmekte güçlük çekebilirler. Esasında, destek almak isteyen danışanların birçoğunun temel amacı yaşadıkları bu acıdan en kısa sürede kurtulmaktır. Ne var ki, yas danışmanlığının en önemli aşaması da danışanların yaşadıkları derin acıyı süreç içinde kabul etmelerine yardımcı olmak ve kayıp sonrası ortaya çıkan duyguları üzerinde çalışmalarını desteklemektir.

    Kaybedilen kişi olmadan yaşama devam etmeyi desteklemek

    Kaybın ardından, bireylerin mevcut rollerinin değişmesi, anne iken babalık rollerini üstlenmek, ev dışından çalışmıyorken bir işe başlamak gibi değişiklikler ve sorumluluk artışı doğaldır. Bu durumun normal olduğunu bireyin kabullenmesi, alışması hedeflenmektedir.

    Kayba yönelik bir anlam bulmaya yardım etmek

    Yas danışmanlığının en önemli amaçlarından biri de bireyin sevdiği insanın ölümüne yönelik bir anlam bulmasına yardımcı olmaktır. İnsanlar, sevdikleri kişinin neden öldüğüne ilişkin bir yanıt bulamadıklarında, ölümün gerçekleşme biçimine göre birtakım politik ya da sosyal etkinliklere yönelebilmektedirler. Bu tür etkinlikler, bireylerin, kaybettikleri bireylerin anlamsız ya da boş yere ölmediklerine inanmalarına yardım eder.

    Kaybedilen kişiye yönelik duygusal enerjiyi başka ilişkilere yönlendirmek

    Yas danışmanlığı sürecinde, bireyin yaşamını devam ettirmesi ve gelecekte yeni ilişkilere fırsat sunması için kaybettiği kişiye kendi yaşamında yeni bir yer açması önemlidir. Bu anı formasyonu olarak tanımlanmaktadır.

    Kayıp yaşayan bireye yas tutması için gerekli zamanı sağlamak

    Bireyin kaybına yönelik uyumunu sağlaması, ölen kişi ile olan temel bağlarını anı formasyonu ile dönüştürmesi ve normal yaşamına dönmesi için zamana ihtiyacı vardır. Diğer bir deyişle, yas zaman alır. Yas danışmanlığı sürecinde danışman, zaman gerekliliği konusunda danışanı ve gerekirse danışanın yakınlarını bilgilendirmelidir.

    Ölümle gerçekleşen bir kayıp yaşayan bireylerin yas sürecinde kırılgan oldukları ve fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal olarak yüksek dezavantajlılık riski taşıdıkları unutulmamalıdır. Yas danışmanlığına ilişkin, akademik alan yazın sınırlıdır, daha çok genel bilgiye dayalıdır. Nicel çalışmalar bulunmakla birlikte, meta analizlerine ihtiyaç vardır. İlk bakışta yas süreci, medikal bir yaklaşımla açıklanmaya çalışılmalı şeklinde düşünülse de özellikle çocuklar söz konusu olduğunda duygusal, bilişsel ve sosyal boyutları olan karmaşık bir yaşam olayıdır. Tabii ki, yasın başlangıcı ve ölüme bağlı koşullara göre; bireyin tepkileri medikal modellerle tanımlanıyorsa da yas sürecindeki yoksunluğun sosyal yönleri açıklanmaya muhtaçtır. Özellikle yas sürecinde gelişen psiko-somatik sonuçlar sosyal yaklaşımdan ayırt edilmemelidir. Elbette, ölümün sosyal yönü ile bireylerin ruhsal ve bedensel sağlığı üzerindeki olası etkisi bilinmelidir. Ölüm bireylerin yaşamında, geri dönüşü olmayan bir ayrılıktır. Ayrılık başka nedenlere de bağlı olabilir. Ancak, ölümden farklı ayrılıklar sonrasında tüm belirtileri ile bir yas tepkisinin gelişmesi beklenmez.

    Örneğin aile bireylerinden birinin askere gitmesi ile ortaya çıkan ayrılıkta ölüm gerçekleşmese bile, tehdidi sürer. ‘’Yas beklentisi’’ olarak adlandırılan bu sendrom bugüne dek, yas sürecinin gördüğü ilgiyi görmemiştir. Uzun bir hastalık sürecinden sonra gerçekleşen ölümlerde neredeyse yasın tüm aşamalarından (depresyon, ayrılan kimse ile aşırı uğraş, ayrılanın başına gelebilecek tüm ölüm biçimlerinin zihinden geçirilmesi ve buna uyum sağlayabilmek için yapılması gerekenleri düşünme) hasta kaybedilmeden önce geçilir. Bu tepkiler bireyi ani ölümün etkisine karşı korusa da yeniden bir araya gelindiğinde olumsuz etkileri olabilir. Tüm bunlar dikkate alınarak değerlendirildiğinde, yas sürecinin tüm boyutları ile bireyler üzerindeki etkilerinin açıklanması önemlidir. Konuya ilişkin alan yazına katkı sağlaması beklenen araştırmaların artmasını ve sosyal destek kapsamında ‘’yas danışmanlığı’’nın ayrı bir çalışma olduğunun kabul edilmesini dilemekten başka, önümüzde şimdilik başka bir seçenek bulunmuyor.

    Yararlanılan Kaynak: Worden, W., (2008) Grief Counseling and Grief Therapy, Fourth Edition, Springer, Pub. Com., New York.

    Kaynak: https://www.linkedin.com/pulse/yas-danışmanlığı-worden-modeli-şengül-hablemitoğlu

    Nilay Gündüz