Yazar: nilaylaylom

  • Lazer Epilasyon Nedir? Neler Lazer Epilasyon Değildir?

    Lazer Epilasyon Nedir? Neler Lazer Epilasyon Değildir?

    Lazer epilasyon Dünya Sağlık Örgütü’nün onayladığı kalıcı epilasyon yöntemidir.
    Tıbbi bir uygulama olduğu için lazer yalnızca doktor olan merkezlerde uygulanabilir.
    Kuaför ve güzellik salonlarında lazer epilasyon yapılması sakıncalıdır!
    Kuaför ve güzellik salonlarında uygulanan IPL yani fotoepilasyon cihazları lazer değildir!
    Bazı markaların evlerde laser epilasyon adı altında sattıkları cihazlar da yine aynı şekilde laser değil fotoepilasyon cihazıdır ve tüyleriniz bir süre sonra yeniden çıkacaktır, yani ağda ve benzeri yöntemlerden farkı yoktur.
    IPL’nin dalga boyu sabit olmadığı için lazer cihazları gibi etkili ve güvenli değildir.
    Kimi zaman haberlere yansıyan ”Lazer epilasyondan yüzü yandı” ”Lazer epilasyondan bacağı yandı” şeklindeki haberler de genelde tıbbi bilgisi olmayanların çalıştığı güzellik salonlarında meydana gelmektedir.
    Gittiğiniz yer bir kuaför ya da güzellik merkezi ise orada lazer adı altında size uyguladıkları şey kandırmacadan ve para tuzağından başka bir şey değil anlayacağınız.
    Paranızı ve sağlığınızı riske atıyorsunuz.
    Kendinizi doktorların açtığı tıbbi merkezlere emanet edin ve gerçek lazer cihazlarıyla epilasyonunuzu yaptırın ki kalıcı olsun.
    Kuaförlerin ve güzellik salonlarının ucuza yaptığı fotoepilasyona ne sağlığınızı ne de paranızı kaptırmayın.
    Üç kuruşluk tüm vücut epilasyon kampanyaları yapan yerlere ise kesinlikle güvenmeyin.
    Dünyada 3 tip epilasyon lazeri vardır:
    *Alexandrite Lazer
    *Nd-Yag Lazer
    *Diod Lazer
    Alexandrite lazer ile gövde kıllarında 4-5 seans gerekmektedir ve seans araları 2 aydır.
    Lazer epilasyon gibi bir rahatlık varken inanın elinizde cımbızla, ağdayla, epilatörle vs vs saçma sapan şeylerle dolaşmanıza hiç gerek yok artık günümüzde.
    Hangi şehirden olursanız olun kendinize doktorlara ait bir lazer merkezi bulun ve kıl-tüy problemlerinizden kurtulun.
    Kadın ya da erkek farketmiyor bu arada bunu da belirteyim.
    Bunun dışında tüylerin elbette ki sarı gibi açık renkte olmaması gerekiyor çünkü kıl ve tüyler ne kadar kalın ve koyu renkse, lazer epilasyon o kadar iyi ve kısa zamanda sonuç veriyor. Yani sarışınlar için kötü haber; ağda, epilatör ve cımbıza devam.
    Nilay Gündüz
  • Cehennemden Gelen Şef; Gordon Ramsay

    Cehennemden Gelen Şef; Gordon Ramsay

    İnsanlar onu seviyor, ondan nefret ediyor fakat ona bir şef ve bir restaurant sahibi olarak kabiliyetinden, gözü kara mükemmeliyetçiliğinden, tartışılmaz kararlılığından ve ününün meteorik artışından dolayı saygı duymamak mümkün değil.

    Gordon Ramsay dünyanın en tavizsiz celebrity şefi olarak gözü kara yüksek standartlarını belirlemek için iğneleyici öfkesini kullanıyor. 8 Kasım 1966’da İskoçya’da Glasgow yakınlarında doğan Ramsay 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Shakespear’in doğum yeri olan Stratford Upon Avon İngiltere’ye taşındı. Dezavantajlı bir çocukluk ve gençlik döneminden kemerinin altında 3 Michelin Yıldızı ile dünyanın en çok kabul gören ve saygı duyulan şeflerinden biri olarak Ramsay efsanevi bir başarı öyküsü olmuştur. Hevesli şefleri ve mücadeleci restaurant sahiplerini cehennemin dibine gönderdiği, küfürbaz ve diktatörce tarzıyla Ramsay’’s Boiling Point programıyla ilk kez 1999’da İngiliz TV ekranlarına bir bomba gibi düştü.

    Şef Ramsay alkolik bir baba, eroinman bir erkek kardeş ve 17 farklı okulda devam etmek zorunda kaldığı okul hayatıyla başarıya giden yolda talihsiz bir başlangıç yapmıştır. Sınırsız hırsı daha iyi bir hayata giden yolda bileti olacaktı ve bu hırsın ilk hedefi futbol oynadığı atletik bir kariyer oldu. 15 yaşındayken profesyonel futbol kulübü Glasgow Rangers’da oynamaya başladı ancak geçirdiği ciddi bir diz sakatlığının ardından profesyonel atletik yaşamı kısa bir zaman içinde sona erdi. Yeni bir kariyer yolu çizmek zorunda kalan ve bu süreci “tamamen kaza” olarak adlandıran Ramsay okula geri dönerek otel ve yiyecek içecek işletmeciliği üzerine eğitimine devam etti.

    Kaderin bir cilvesi olarak mezun olduktan sonra ilk olarak mutfakta iş buldu. 1988’de bir dergiyi karıştırırken karşısına o zamanlar İngiltere’nin en popüler şeflerinden Marco Pierre White çıktığında gerçek ilham kaynağını bulmuş oldu. O ana kadarki tecrübesi ticari mutfak aşçısı olmaktan ibaretti ancak bir dönüşüm yaşadı ve White için çalışmaya karar verdi. Hiç kuşkusuz Ramsay tecrübe seviyesini abartarak popüler şefi başarılı bir şekilde ikna etti ve bu da ona bir çırak olarak yeni yemek ve tekniklerin kapısını açtı. Bu Ramsay için hem bir akıl hocalığı hem de rekabetti ve yeni ortaya çıkan tutkusu da kazanabileceği kadar Michelin Yıldızı kazanmaktı.

    Ramsay’nin bu hayalini gerçekleştirmek için çok uzun beklemesi gerekmedi. Michelin Yıldızlı restaurant Guy Savoy ve Michelin Yıldızlı şefler White, Albert Roux ve Joël Robuchon’un yanında çalıştığı birkaç senenin ardından, ilk Michelin Yıldızı’nı bir seneden kısa bir zaman içinde alacağı ünlü restaurant Aubergine’in mutfağının başına geçti.  Aubergine 1997’de ikinci yıldızını aldığında Ramsay hayati bir karar vererek 1998’de Restaurant Gordon Ramsay’i açtı. Sadece birkaç yıl Ramsay’e gastronomi dünyasında en yüksek mertebe olan 3 Michelin Yıldızı’nı alması için yetti ve bunu başaran ilk İskoçyalı şef oldu.

    Bunu, açılan yeni restaurantlar, başarılar ve her ikisinin de İngiliz ve Amerikan versiyonu olan İkonik Tv şovları Hell’s Kitchen Ve Gordon Ramsay’s Kitchen Nightmares ile zirve yapan bir TV kariyeri takip etti. Bu şovlar Ramsay’nin karakterinin ve yönetim stilinin aşırı uçlarını da sergiledi: yüksek sesli, küfürlü ve kaba ancak aynı zamanda bazen samimi ve şefkatli.

    Ramsay başarılı ve zirvedeki bir şef olmak için gereken temel özelliği  yarışmacılarına sadece televizyon şefi karakterinden değil, hassasiyet ve mükemmeliyetçilik seviyelerinden gelen “ yüksek odaklı bir kontrol manyaklığı” olarak tanımlıyor. Bu, küstah ve agresif iletişim tarzıyla birleştiğinde çoğu zaman yarışmacıları gözyaşlarına boğsa da seyircilerin her hafta bir sonraki sefer mutfaktan kimi kovacağını görmek için izlediği ve onu uluslararası bir TV yıldızına çeviren bir durumu ortaya çıkardı

    Gordon Ramsay bir şef, bir restaurant işletmecisi, bir televizyon kişiliği ve bir yazardır. Dünyanın en fazla celebrity haline gelmiş Michelin Yıldızlı şeflerinden biridir. Ve farklı kıtalarda Restaurant Gordon Ramsay, Gordon Ramsay at the London, Pétrus, Maze ve Savoy Hill’i de kapsayacak şekilde çok sayıda restaurant açmıştır. Hell’s Kitchen, Kitchen Nightmares, The F Word ve Gordon’s Great Escape’i de kapsayan pek çok uluslararası TV şovunda yer almıştır. Ramsay aynı zamanda Passion for Flovor, Just Desserts ve Gordon Ramsay’s Ultimate Home Cooking adlı kitapların da yazarıdır.

    Deniz Gündüz

  • Kuşadası’ndan Merhaba!

    Kuşadası’ndan Merhaba!

    Blog dünyasına adım atarken madem ki şu anda Kuşadası’nda yaşıyoruz buradan bahsederek başlayalım diye düşündük. 🙂

    Aydın doğumlu olduğum ve çocukluğumdan beri Kuşadası’na gelip gittiğim halde buralar bana hiçbir zaman cazip gelmemişti. Benim en büyük hayranlığım yine çocukluğumdan beri sıkça gittiğim, yeşil fışkıran doğasıyla cennet Marmaris’eydi. 10 yıldan fazla Marmaris’te, 5 yıl da İstanbul’un en güzel noktası olan ve benim bu ülkede ikinci hayranı olduğum yer olan Üsküdar sahilinde İstanbul Boğazı’na nazır bir manzarayla yaşadıktan sonra biraz tenhalaşmak için eşim Kuşadası düşüncesini ortaya attı. Hayatım boyunca yaşamayı hiç düşünmediğim bir yer hakkındaki bu düşünceye önce sıcak bakmadım fakat artıları ve eksileri ayrı kefelere koyunca yavaştan Kuşadası fikrine ısınmaya başladım ve nihayetinde 2017 yılının Mart ayında Kuşadası hayatımıza doğru yola çıktık. Burada yaşadıkça ve eşimle birlikte anı biriktirdikçe burayı sevmeye başladım ve şu an başka yerde yaşamayı düşünmüyorum (kuzey ülkeleri hariç 🙂 )

    Her ne kadar çocukluğumdaki küçük sahil kasabası hali kalmamış olsa da Kuşadası’nda nihayet nefes alabildik, çünkü İstanbul’un kargaşasından çıkıp gelmiştik. 2 yıl burada yaşadıktan sonra iş konusunda ufak bir değişiklik gündeme geldi ve istemeye istemeye Kuşadası’ndan ayrıldım. 2 yıl kadar Antalya’nın yaşanabilecek tek nezih yeri olan Şirinyalı’da yaz aylarında sıcağı ve nemi, kış aylarında da bitmek bitmeyen fırtına ve yağmuru cehennem azabı gibi benliğimize çekerken akraba ile iş yapılmayacağını anlamamızla birlikte on dakikada karar vermemiz, görmeden ev kiralamamız, birkaç günde toparlanıp işimizi bile ayarlamadan soluğu yeniden Kuşadası’nda almamız bir oldu. Ve yeniden merhaba huzur! Ege’min özellikle de Kuşadası’nın havası gerçekten başka. Serin esen rüzgarının kıymetini burada yaşarken bilememişim meğer. Kendi topraklarıma döndüğümüz için gerçekten çok mutluyum.

    İleriki zamanlarda Kuşadası hakkında çokça bilgi paylaşacağım elbette. Fakat öncelikle bahsedilmesi gereken en temel şeyleri şöyle bir özet geçmek istiyorum.

    Güzelçamlı bölgesinde bulunan milli parkı paha biçilemez doğal kıymetlere sahip. Güzelçamlı ile Yunanistan’ın Samos (Sisam) Adası arası 3 kilometre ve merkezden feribotla ulaşım çok kolay. Kuşadası-İzmir arası yaklaşık 80 kilometre civarı. Kuşadası-Aydın arası 60 kilometre kadar. Çok yakınında bulunan Didim, Bodrum, Çeşme, Urla, Seferihisar, Özdere, Sığacık, Şirince, Selçuk, Söke, Alaçatı, Foça, Çandarlı, Karaburun, Gökova, Akyaka ve Marmaris’e kadar ulaşabiliyorsunuz. İzmir’deki havalimanına ulaşımınız da yine aynı şekilde çok kolay, oradan da Türkiye’nin ya da dünyanın neresine isterseniz oraya. Hem bir sayfiye yerinde yaşayıp hem de pek çok merkezi yere ulaşımın çok kolay olduğu bir lokasyonda bulunmak gerçek anlamda büyük şans.

    Çevresinde bulunan köylere, çarşıya pazara, sebzeye meyveye ulaşmak kolay, toprakları çok bereketli ve ürünler çok lezzetli. Merkezdeki plajının dışında Kadınlar Denizi, Davutlar ve Güzelçamlı ve Milli Park bölgelerinde de denize girebileceğiniz çok fazla sayıda kaliteli plajı mevcut. Yeme içme konusunda yine kaliteli pek çok mekana sahip. Emlak konusu Kuşadası’na olan talepten dolayı patlama yapmış durumda. Bu sayede son derece güzel ve zevkli evlerde yaşama şansınız yüksek. Sahilinde dolaşmak bizim için aşırı keyifli. Sahil boyunca oturabileceğiniz pek çok mekan ve park var. Çevrede Efes, Meryem Ana Evi, Artemis Tapınağı gibi çok fazla tarihi bölge mevcut. Merkezde bulunan Güvercin Ada’daki kale ise Kuşadası’nın bir simgesi. Yine merkezindeki liman aynı anda 4 dev gemiyi alabilir kapasitede. Kuşadası Türkiye’de turizmin başladığı nokta olduğu için gemi turizminde de en önde olan yer. Kuşadası için şunu da söylemek mümkün; varoş bölgesi yok. Yani hemen her yerin varoş denilen bir bölgesi bulunur, Kuşadası’nda böyle ayrışmış ve bazı kesimlerin kaçınmaya çalışacağı bir bölge yok. Bizim için en önemli konulardan biri olan sokak hayvanları konusu da burada çok sıkıntılı değil, çoğunluk seviyor. Elbette ki kötü kalpli insanlar her yerde var fakat en azından burada bu insan tipine pek çok yerdekinden daha az rastlıyorsunuz. Belediye başkanımız Ömer Günel kendisi de bir hayvan sever olduğu için barınağımızın şartlarını şimdiye dek hiç olmadığı kadar iyileştirdi. Ekibi özellikle hayvan seven kişilerden oluşturdu. İsteyen istediği zaman gidip barınakta yardımcı olabiliyor. Barınak 24 saat onlarca kamera ile internetten canlı olarak izlenebiliyor. Hergün kısırlaştırma ve tedavi yapılıyor. Ayrıca Ömer başkanımız bir de Can Dostlarımız Defin Yeri hediye etti bizlere, melek olan hayvanları gömebileceğimiz bir yerin olması bizim gibiler için büyük güzellik. Evlerinde bizim gibi kedisi, köpeği olan insanların sayısı Kuşadası’nda oldukça fazla, bu sebeple de çok sayıda ve çok iyi veteriner kliniklerine sahibiz. Ayrıca ihtiyaç durumunda Aydın’daki Veterinerlik fakültesine ulaşabilmek de hiç sıkıntılı değil.

    Kuşadası bir konserler, festivaller, resim sergileri, kitap fuarları, kısacası kültür ve sanat cenneti, asla sıkılmanıza vakit yok. Belediyenin Facebook ve Instagram profillerini takip ederek tüm bunlardan haberdar olabilirsiniz.

    Bizim için huzur anlamına gelen Kuşadası hakkında bir çırpıda aklıma gelenleri yazdım. Merak ettiğiniz şeyler olursa yoruma yazabilirsiniz veya buradan bize ulaşıp sorabilirsiniz, bilgimiz dahilinde mutlaka cevaplayacağımızdan emin olabilirsiniz. 🙂 Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Umuyorum hem blogumuzu hem de sosyal medya hesaplarımızı takipte kalırsınız. Hakkımızda bilgiye de şuradan ulaşabilirsiniz. Sevgiyle kalın.

    Nilay Gündüz

  • Selam Dünya!

    Selam Dünya!

    Kısa zaman sonra yayına başlayacağız. 🙂